Perşembe, 19 Eylül 2019 00:00

Coğrafi işaretli ürünlerin Başkent buluşması

Written by 
Rate this item
(0 votes)

Ankara Ticaret Odası (ATO) tarafından 19-21 Eylül tarihleri arasında düzenlenen ve geleneksel ürünlerimizi dünya ile buluşturan 2. Uluslararası Coğrafi İşaretli Ürünler Zirvesi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan'ın katıldığı açılış töreniyle başladı.

Bu yılki teması “Anadolu'dan dünyaya” olarak belirlenen zirve, Türkiye coğrafyasına ait ürünlerin bir markaya dönüşmesine katkı sağlayarak, coğrafi işaretli ürün potansiyelini harekete geçirmeyi, bu yolla büyüyen uluslararası ticaretten yararlanma ve kırsal kalkınma hedeflerine ulaşmaya katkı sağlamayı amaçlıyor.

Zirvede coğrafi işaretler ve yöresel ürünler ile ilgili üreticiler, paydaşlar, Türk ve yabancı perakende ve HORECA (yemek servisi endüstrisi) sektörü temsilcileri ile uluslararası organizasyonların stantları yer aldı.

Ankara Ticaret Odasının ev sahipliğinde gerçekleştirilen zirveye Emine Erdoğan’ın yanı sıra Sanayi ve Ticaret Bakanı Mustafa Varank, Tarım Kredi Kooperatifleri Genel Müdürü Dr. Fahrettin Poyraz, ATO Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran, Tarım Kredi Kooperatifleri Genel Müdür Yardımcısı Ahmet Bağcı, Bereket Sigorta ve Bereket Emeklilik Genel Müdürü Mahmut Güngör, Tarnet Genel Müdürü Huzeyfe Yılmaz, TK Birlik Genel Müdürü Hasan Hüseyin Demiröz, Tareks Tohumculuk Genel Müdürü Burhanettin Topsakal katıldı.

“AB’ye 15 ürün için tescil başvurusu yaptık”

Emine Erdoğan, açılışta yaptığı konuşmada, zirve kapsamında yapılan çalışmaları, Anadolu'nun mirasına sahip çıkmak olarak gördüğünü, ülkenin her köşesinden fışkıran zenginliği tescillemenin takdire şayan olduğunu söyledi. Erdoğan, "Bugün Türkiye'de, Adana'nın kebabından, Ayancık keten bezine, Kastamonu siyez bulgurundan, Mut zeytinyağına, Nizip sabunundan Safranbolu safranına kadar yüzlerce coğrafi işaretli ürün mevcut. Gaziantep baklavası, Aydın inciri ve Malatya kayısısı ise, AB'den coğrafi işaret tescili almış üç ürünümüz. Afyon sucuğu, Kayseri mantısı, Giresun tombul fındığı gibi 15 ürün için de, AB'ye tescil için başvurularımız yapıldı, işlemlerimiz devam ediyor. İnşallah en kısa zamanda bu ürünler de ülkemizin anonim değerleri olarak dünya sahnesine çıkacak" dedi.

“Coğrafi işaret alabilecek ürün sayısı 2 bin 500”

Erdoğan, bu sevindirici gelişmelerin sadece bir başlangıç olduğunu ifade ederken, "Türk Patent ve Marka Kurumu'nun envanterine göre, Türkiye'de coğrafi işaret alabilecek ürün sayısı 2 bin 500'e yakın. Yani hemen elimizin altında müthiş bir potansiyel var. Çünkü Türkiye medeniyetlerin doğumhanesi, farklı kültürleri barındıran bir çeşitlilik havzasıdır. Bu muhteşem hazine, bitkiden tekstile, esanstan gastronomiye kadar her alanda kendini ortaya koymaktadır" diye konuştu.

“Gençler için büyük fırsat”

Ekonominin küreselleşmesiyle otantik değeri ve bir hikayesi olan ürünlerin ön plana çıktığını kaydeden Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"İşte bu noktada, Türkiye bir cennet; ama iş coğrafi işaret tescili almakla bitmiyor. O ilk adım. Önemli olan sonrasında ne yaptığımız. Burada gençler için büyük bir fırsat mevcut. Gençlerimiz vizyonlarını ve enerjilerini bu işe katarlarsa, dünya markalarının kısa sürede ortaya çıkması hiç de zor değil. Dünyanın global markalara doyduğu bu dönemeçte, fark oluşturabilmek, ancak yerel olanı dünya sahnesine taşımakla başarılabilir. Yerel olanı bilip, hazmetmeden evrensel olamayız. Eğer ülkemizin her bir bölgesini, yöresini fasikül fasikül okuyabilirsek, henüz keşfedilmemiş ve tüm dünyada çığır açmaya gebe nice hazine bulacağız. Böyle bir keşfe çıkmak, kültürel tarihimizde adeta bir arkeolog titizliğiyle araştırmak da, tıpkı bayrak sevgisi gibi kutsal bir çabadır."

“Coğrafi işaret, bölgeyi kalkındırma imkanıdır”

Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü'nün ve AB Fikri Mülkiyet Ofisi'nin verilerine göre, sahte ve taklit ürünlerin küresel ticaretteki payının yüzde 3,3'e ulaştığını ifade eden Emine Erdoğan, şunları kaydetti: "Bu haksız kazancın önüne geçilmesi ve fikri mülkiyet haklarının korunması da, coğrafi işaretli ürünlerin artmasından geçiyor. Ayrıca, resmi kalite işareti olan coğrafi işaretin, ürünün pazarlama gücüne güç kattığı da bir gerçek. Eğer biz, coğrafi işaret almaya aday ürün potansiyelimizi iyi kullanabilirsek, ekonomik anlamda da yeni kulvarlarda koşacağız. Dünyada yaklaşık 10 bin ürünün, 200 milyar dolarlık bir pazar büyüklüğüne sahip olduğu biliniyor. Alınacak tescillerin dünya pazarlarına açılması noktasında da, önemli bir ekonomik değer ortaya koyacağı aşikar! Öte yandan, coğrafi işaret, kırsal kesimde büyük istihdamlar sağlayarak, bölgeyi ve halkını kalkındırma imkanıdır."

Bakan Varank: 81 ilde 446 tescilli ürün var

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank ise Türk Patent ve Marka Kurumu'nun coğrafi işaretlerin tescilini yaptığını, bugün itibariyle 81 ilde toplam 446 tescilli ürünün olduğunu, 428 ürün başvurusunun işlemlerinin ise devam ettiğini söyledi. Yaptıkları hesaba göre Türkiye'de tescil edilebilir 2 binin üzerinde potansiyel coğrafi işaret bulunduğunu belirten Varank, İtalya'da 500'ün üzerindeki tescilli coğrafi işaretin ülke ekonomisine 12 milyar Avro'nun üzerinde gelir sağladığına dikkat çekti.

“Tescilli işaretlerimizin pazar payı 2 milyar avro”

Bakan Varank, 446 tescilli ürünün pazar payının 2 milyar Avro civarında olduğunu vurgulayarak, "Dolayısıyla, tescilden sonraki süreçler olan ticarileşme ve ihracat aşamalarına daha fazla odaklanmamız gerektiği çok açık. Bu noktada Kalkınma Ajanslarımız coğrafi işaretli ürünlerin, iç ve dış piyasalarda tanınması ve markalaştırılmasına yönelik çeşitli destekler veriyor. Doğu Karadeniz Kalkınma Ajansımız, coğrafi işaretli ürünlerden elde edilen geliri artırmayı kendine hedef koydu. Böylece hem kırsal kalkınmaya hem de gelirin tabana yayılmasına katkı sunmuş olacak. Bu amaçla 5 milyon lira bütçeli mali destek programı planlıyoruz. Program çerçevesinde; tescille kazanılan haklara ilişkin izleme ve denetim sistemleri kuracak; coğrafi işaretli ürünlerin ortak üretimi, satışı ve pazarlanması, bunların turizm değerine dönüşmesi gibi önceliklere destek vereceğiz" diye konuştu. Varank, coğrafi işaretlerin ihracatını arttırmak için, yurt dışında da tescil edilmelerinin sağlanması gerektiğini, bu amaçla AB Komisyonu'yla işbirliği yapıldığını anlattı. Varank, AB ile yürütülen işbirliği kapsamında, ilk aşamada 35 başvuruyu daha tescil ettirmeyi hedeflediklerini kaydetti.

"Maksadımız, bereketimizi ekonomik değere dönüştürmek"

Zirvede konuşan ATO Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran da Türkiye'nin coğrafi işaretli ürün potansiyelinin fazlalığına dikkat çekerek, "Asya ile Avrupa arasında 'bereketli hilal' içerisinde yer alan Türkiye, farklı mikro klimaları, geniş tarımsal topraklarıyla zengin biyolojik çeşitliliğe sahip bir ülke. Her yıl, yabancı turistlerle birlikte 100 milyondan fazla insanı besleyen Türkiye’de hemen her yöre kendine has geleneksel ürünleriyle de biliniyor. Hatay’ın ipeği, Taşköprü’nün sarımsağı, Siirt’in battaniyesi, İpsala’nın pirinci gibi 440’ı coğrafi işaret tescili almış 2 bin 500’ü aşan sayıda ürünümüz mevcut. Küresel bir köy haline dönen dünyada, tüketim trendleri fabrikasyon üretimlerden, yerel ve geleneksel ürünlere kayıyor. Bu ilgi, beraberinde devasa bir ekonomi oluştururken, üretim kaynağı olan yöreleri kalkındırıyor, yeni iş ve istihdam alanları sağlıyor" dedi.

ATO Başkanı Baran, yerel üretimin gelişmesi, istihdamın artması, göçün önlenmesi ve katma değerin eşit dağılımı da konunun diğer faydaları olduğuna dikkat çekerek, “İşte Cumhuriyetle aynı yıl kurulan Ankara Ticaret Odası olarak, o ilçe bu belde demeden 'kültürel parmak izlerimiz' olan coğrafi işaretli ürünleri gündeme getiriyoruz. Türkiye’nin ikinci büyük odası olarak maksadımız, bereketimizi ekonomik değere dönüştürmek, üreticiden başlayan silsileyle katma değer oluşturmak" dedi. Ticaretin ilk adımının ulaşım olduğunun altını çizen Baran, “Şimdi direkt gittiğimiz yerlere üyelerimizin ihracat yapabilmesi gayreti içindeyiz. Coğrafi İşaretli Ürünler Zirvesi, tüccarlarımız dünya pazarında ticaret yapsın, şehrimiz ve ülkemiz ekonomik alanda, dünya başkentleriyle ve gelişmiş ülkelerle yarışsın diye yapılıyor" dedi.

Tarım Kredi, Coğrafi İşaretli Ürünler Zirvesinde

Konuşmaların ardından Tarım Kredi Kooperatifleri Genel Müdürü Poyraz’a, zirveye katkılarından dolayı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan tarafından plaket verildi.

Tarım Kredi Kooperatiflerinin, şirketleri; Gübretaş, Tareks Tohumculuk ve TK Birlik ile yer aldığı stant Başkentlilerden yoğun ilgi gördü.

Genel Müdür Dr. Fahrettin Poyraz, Tarım Kredi Kooperatifleri standını ziyaret eden milletvekilleri, vali, belediye başkanları ile görüştü ve çalışmalara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Read 430 times Last modified on Cuma, 04 Ekim 2019 11:09

Yorum Yapın!

We use cookies to improve our website. By continuing to use this website, you are giving consent to cookies being used. More details…