Tarım Kredi Kooperatifleri ve TÜBİTAK’tan tarımda güç birliği

Türkiye Tarım Kredi Kooperatifleri ile Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu  (TÜBİTAK) arasında tarım, hayvancılık ve gıda sektöründe ihtiyaç duyulan milli çözümlerin üretilmesi ve tarım kooperatifçiliğinin bilişim altyapısının geliştirilmesine yönelik iş birliği protokolü imzalandı.

Tarım Kredi ve TÜBİTAK arasında iş birliği protokolü, Tarım Kredi Kooperatifleri Genel Müdürü Dr. Fahrettin Poyraz ile TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Hasan Mandal tarafından imzalandı. Protokol imzalanması için düzenlenen törene, Tarım Kredi Kooperatifleri Merkez Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Köksal Kacır ile her iki kurumdan idareciler ve çok sayıda davetli katıldı.

Genel Müdür Poyraz, imza töreninde yaptığı konuşmada, Tarım Kredi Kooperatiflerinin üreticilerin faaliyetlerini kolaylaştırmak amacıyla kurulduğuna dikkati çekerek, "TÜBİTAK ile imzalayacağımız iş birliği protokolü, belirlediğimiz gelecek vizyonu ve başlattığımız dijital dönüşüm hareketi kapsamında bizim için ayrıca önem arz etmektedir" dedi.

“Dijital dönüşüm hareketi başlattık”

Gelişen teknolojilerin tarımda kullanımının artırılması ve ülke topraklarından en fazla verimin sağlanması için var güçleriyle emek verdiklerini belirten Poyraz, ülke genelinde çiftçilerimizin ihtiyaç duyduğu her alanda destek sunduklarını belirtti.

Dijital dönüşüm hareketi başlattıklarını ifade eden Poyraz, “Tarım Kredi Kooperatifleri bir buçuk asırlık tecrübeye ve 850 bin ortağı ile büyük bir potansiyele sahip bir yapı. Biz bu potansiyeli belirlediğimiz dijital dönüşüm vizyonu ile geleceğe daha güçlü bir şekilde taşımak istiyoruz. Bu amaçla TÜBİTAK ile güç birliği yaparak projelerimizi daha sağlam temellere oturtmak istiyoruz. Protokol ile ülkemizin tarım, hayvancılık ve gıda sektöründe ihtiyacı olan milli çözümlerin üretilmesi amacıyla işbirliğine gidiyoruz. Tarımsal ürünlerin arz-talep zincirinin yönetilmesi ve tarım kooperatifçiliğinin bilişim altyapısının geliştirilmesi amacı ile Ar-Ge faaliyetleri yürüteceğiz. Ulusal stratejik hedef ve politikalar kapsamında belirlenen önceliklerle uyumlu Ar-Ge faaliyetlerinin desteklenmesi ve yürütülmesine yönelik iş birliği yapacağız” ifadelerini kullandı.

"Tarımsal üretimin her alanında varız"

Tarımda gelişen teknolojilerin kullanımının artırılması ile topraktan maksimum verimin sağlanmasını hedeflediklerini belirten Poyraz, “Merkez ve Bölge Birliklerimiz, Kooperatiflerimizde görev yapan mesai arkadaşlarım ile sadece ortaklarımıza yönelik değil, ülke genelinde çiftçilerimizin ihtiyaç duyduğu her alanda destek sunuyoruz. Kurum olarak tarımsal üretimin her alanındayız. Üretim öncesi toprak analizinden, ilaçlamaya; hasat sonrası depolamadan, ürünleri tüketiciyle buluşturmaya kadar, tarladan sofraya üretimin her safhasında bilgi ve tecrübemizi sahaya yansıtıyoruz. Bizim sorumluluğumuz toprağını çok seven, ülkesi için alın teri döken ortaklarımızın bu emeklerini zayi etmemek. Kaynakların yerinde ve verimli kullanılması, gelişen teknolojik imkânlardan ortaklarımızın da yararlanması amacıyla pek çok proje geliştirdik. Geliştirmeye de devam ediyoruz” dedi.

 “Değişimi görmezden gelemeyiz”

İklim, toprak, su kaynakları ve tarımla uğraşan insan gücünün değişim gösterdiğine dikkat çeken Poyraz, şöyle konuştu: “Eski dönemlere nazaran pek çok şeyin değiştiğini görmezden gelemeyiz. Yeni gelişmelere ayak uydurmak, bu değişimlerden olumsuz etkilenmemek için atılacak en doğru adım teknolojik gelişimleri yakından takip etmek ve hatta geliştiricisi olmaktır. TÜBİTAK ile imzaladığımız protokol bunun güzel bir örneğidir.

Gıda ve tarım Teknolojilerinde günümüzde 500 milyar dolar olan pazar payının 2023 yılında 730 milyar dolar olması beklenmekte. Akıllı Tarım Teknolojilerinin bugünkü pazar payı yaklaşık 10 milyar dolar civarındayken 2023 yılında bu rakamın 20 milyar dolara ulaşması beklenmekte.

Görülüyor ki yakın gelecekte tarım teknolojileri alanı dünyanın daha çok ilgisini çekmeye devam edecektir. 2050 yılına kadar 9,5 milyarı geçecek insan nüfusu için şuan üretilenden yaklaşık iki kat fazla üretim yapma mecburiyetimiz var.

Ve yine küresel ısınma, köyden kente göç gibi sebeplerle her yıl ciddi miktarda ekilebilir tarım arazisi kaybetmekteyiz. Bu sebeple verimli tarım üretimi yapmak, hassas tarım yapmak bir lüks değil mecburiyet haline geldi. Bugün kendi kendine yetebiliyor olmamız, gelecekte karşılaşacağımız bu problemlere önlem almak için engel değil. Özellikle G7 ülkelerine baktığımızda tarım alanının ne kadar stratejik bir öneme sahip olduğu daha net anlaşılmakta.”

“TÜBİTAK BİLGEM ile proje çalışmalarına başlıyoruz”

Teknolojiden daha fazla yararlanılarak ortakların kooperatif ile olan iletişim ve işlemlerinin daha etkin hale getirileceğini belirten Poyraz, şunları kaydetti: “Veri Odaklı Akıllı Tarım Uygulamaları, büyük veri ve yapay zeka da içeren mobil uygulamaları da geliştirme çalışmalarımız sürüyor. Daha önce de belirttiğim gibi Tarım Kredi Kooperatifleri bir buçuk asırlık tecrübeye ve 850 bin ortağı ile büyük bir potansiyele sahip bir yapı. Biz bu potansiyeli belirlediğimiz dijital dönüşüm vizyonu ile geleceğe daha güçlü bir şekilde taşımak istiyoruz.

Bu amaçla TÜBİTAK ile güç birliği yaparak projelerimizi daha sağlam temellere oturtmak istiyoruz. Bu protokol ile ülkemizin tarım, hayvancılık ve gıda sektöründe ihtiyacı olan milli çözümlerin üretilmesi amacıyla işbirliğine gidiyoruz. Tarımsal ürünlerin arz-talep zincirinin yönetilmesi ve tarım kooperatifçiliğinin bilişim altyapısının geliştirilmesi amacı ile Ar-Ge faaliyetleri yürüteceğiz. Ulusal stratejik hedef ve politikalar kapsamında belirlenen önceliklerle uyumlu Ar-Ge faaliyetlerinin desteklenmesi ve yürütülmesine yönelik iş birliği yapacağız.

Bu çerçevede somut bir adım atıyor ve Türkiye Tarım Kredi Kooperatifleri olarak, TÜBİTAK BİLGEM Yazılım Teknolojileri Enstitüsü ile dijital dönüşüm ve tarım kooperatifçiliğinin bilişim altyapısının geliştirilmesine yönelik proje çalışmalarına başlıyoruz.”

“Gıda güvenliği küresel bir sorun”

TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Hasan Mandal da kurum binasındaki imza töreninde yaptığı konuşmasında, iş birliğinin Türkiye'nin gıda güvenliği ihtiyacından kaynaklandığını söyledi.

Gıda güvenliğinin küresel ölçekte üzerinde çalışılan en önemli konuların başında geldiğini belirten Mandal, "Dünyada kaliteli ve güvenilir gıda yarışı noktasında değişik değerlendirmeler var. Ülkemiz bu değerlendirmeler sonucunda 48'inci sırada yer alıyor. İlk 10 ülkeye baktığımızda gıda güvenliğinin gelişmişliğin de önemli bir göstergesi olduğunu görüyoruz. Bu anlamda, gıda alanındaki iş birliğimiz ve bunun eyleme dönüşmesi kritik ve zorunlu" diye konuştu.

Mandal, iş birliğinin bilim, teknoloji, ar-ge ve yenilik temelinde yürütülmesi gerektiğine işaret ederek, paydaşların birlikte çalışmalarının önemini vurguladı.

Konuşmaların ardından protokol imzalandı ve hatıra fotoğrafı çektirildi.

Yorum Yapın!

We use cookies to improve our website. By continuing to use this website, you are giving consent to cookies being used. More details…