Eski Haberler (384)

Ege Üniversitesi ve Türkiye Tarım Kredi Kooperatifleri işbirliğiyle, Cumhurbaşkanlığı himayesinde, farklı alanlardan 600 akademisyenin katılımıyla Sağlıklı Yaşamın Geleceği Şurası düzenlendi.

Ege Üniversitesi 50.Yıl Spor Salonu’nda düzenlenen şuranın açılışı, Cumhurbaşkanlığı Sağlık ve Gıda Politikaları Kurulu Başkanvekili Prof. Dr. Serkan Topaloğlu,  Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı Fatih Metin, Tarım Kredi Kooperatifleri Genel Müdürü Dr. Fahrettin Poyraz ve Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak’ın katıldığı törenle gerçekleştirildi.

Cumhurbaşkanlığı Sağlık ve Gıda Politikaları Kurulu Başkanvekili Prof. Dr. Serkan Topaloğlu açılışta yaptığı konuşmada, Türkiye'nin sağlıkta hizmet ve altyapı bakımından iyi durumda olduğunu, Ar-Ge ve inovasyon çalışmalarıyla ilaç ve tıbbi cihazlarda dışa bağımlılıktan kurtulmayı hedeflediklerini bildirdi.

Topaloğlu, sağlık politikalarının geliştirilmesinde bu tür organizasyonların büyük öneminin bulunduğunu ifade etti.

Türkiye'de sağlık altyapısının geldiği konuma dikkati çeken Topaloğlu, şöyle konuştu:

"Özellikle ülkemiz gibi geniş ve kapsayıcı sosyal güvenlik sistemine sahip ülkelerde maliyetlerin yüksek olması, sosyal güvenlik sistemimizi zorlamakta. Bununla baş etmek kolay değil. Biz tüm vatandaşlarımıza bu geniş yelpazede sağlık hizmeti götürmeyi hedefliyoruz. Özellikle geniş kapsamlı sağlık hizmetini sürdürebilmek için mutlaka inovasyonun, sağlıklı yaşam bakış açısının, ülkeye kazandırılması lazım. Şurada alınacak kararların buna katkı sağlayacağını düşünüyorum. Sağlıkta zaten hizmet ve altyapı olarak iyi durumdayız. Özellikle Ar-Ge ve inovasyon çalışmalarıyla yerli ve milli ilaçlar ile tıbbi cihazlar geliştirerek sağlıkta dışa bağımlılıktan kurtulmayı hedefliyoruz." 

 

“Etkin bir gıda kontrolü sağlıyoruz”

Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı Fatih Metin de Türkiye genelinde çiftlikten sofraya tüm gıda zinciri boyunca tamamlayıcı ve etkin bir gıda kontrolü sağlandığını söyledi.

Bakanlık olarak obezite ile mücadele kapsamında tuz ve şeker tüketiminin azaltılması ve tüketicilerin doğru bilgilendirilmesine ilişkin çalışmalara devam ettiklerini dile getiren Metin, 31 Aralık 2019'dan itibaren hazır ambalajlı olarak piyasaya arz edilecek gıdaların etiketinde enerji, yağ, doymuş yağ, karbonhidrat, şekerler, protein ve tuz miktarlarının belirtilmesinin zorunlu olacağını hatırlattı.

 

“Yerli milli tohumları artırma gayreti içerisindeyiz”

Türkiye Tarım Kredi Kooperatifleri Genel Müdürü Dr. Fahrettin Poyraz da sağlıklı yaşamın en temel noktalarından birinin beslenme konusu olduğunu, dolayısıyla doğal ve sağlıklı gıdaları üretme, ulaşma ve temin etme konusunun olmazsa olmaz konulardan olduğunu belirtti.

TÜİK verilerine göre Türkiye’nin sağlık harcamalarının 2018 yılına göre yüzde 17,5 artarak 141 milyar TL’den 165 milyar TL’ye yükseldiğine işaret eden Poyraz, “Aynı zamanda diğer dünya ülkelerinde de olduğu gibi ülkemizde de obezite görülme sıklığı günden güne artmaktadır. Bu seyri değiştirmek adına geleceğimizin teminatı yeni neslimizi sağlıklı beslenme alışkanlığı kazandırmamız gerekmektedir” dedi.

“Biz Tarım Kredi Kooperatifleri olarak sağlıklı beslenmenin en temel şartı olarak tüketilecek ürünlerin tohumdan başlayarak sofraya gelene kadar tüm değerler zincirinin her aşamasının planlanması ve kontrol altına alınması zorunluluğuna vurgu yapmak istiyoruz” diyen Poyraz, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Türkiye’de eğer biz gıdayı, sağlıklı yaşamı konuşacaksak gıda üretimindeki planlamayı, planlama eksikliklerini ve tohumdan başlayarak sofraya kadarki değerler zincirlerinin ne ölçüde kontrol altında olduğunu da konuşmamız gerekiyor.

En başta insan sağlığı açısından çeşitli riskler barındıran GDO’lu ürünlerin kullanılmaması noktasında biz kendi iştiraklerimiz ile sertifikalı tohumculuğu geliştirme ve yerli milli tohumları artırma gayreti içerisindeyiz. Şu ana kadar 33 sertifikalı tohum ve bunun 19 üzerine tanesi de kendi iştirakimize ait yerli yetiştirdiğimiz tohum….

 

“Gübre tüketimini yüzde 25 azaltarak, verimliliği yüzde 60’lara kadar artırdık”

Aynı zamanda bir gerçeğimiz var; ne yaparsak yapalım bugün kimyasal gübre kullanımı var. Diğer taraftan zirai ilaç kullanımı var. Çiftçimizi bilinçlendirmemiz gerekiyor. Doğru yöntemlerle daha az gübre kullanarak daha fazla verim elde etmenin mümkün olduğun göstermemiz gerekiyor. Burada özellikle üniversitelerdeki hocalarımızdan destek bekliyoruz. Biz kendimiz arazide bunun uygulamalarını yapıyoruz. Geçtiğimiz yıl bu şekilde yaklaşık 40 bin çiftçimize ulaştık. Doğru gübre kullanma noktasında gübre tüketimini yüzde 25 azaltarak, verimliliği yüzde 60’lara kadar artabileceğini uygulamalı olarak gösterdik.

Diğer taraftan sadece kimyasal gübre kullanımını azaltmak değil, aynı zamanda organik gübre kullanımını artırmak söz konusu. Kimyasal gübrenin yerine organik gübre kullanımı yaygınlaştırma noktasında da çalışmalarımız devam ediyor. Şuanda da iştiraklerimizle 10 farklı üründe organik gübre kullanımını yaygınlaştırmaya çalışıyoruz.”

 

“Krizantem bitkisinden doğal ilaç geliştirdik”

Zirai ilaç kullanımının doğrudan doğruya sağlıklı beslenmenin önündeki en büyük tehditlerden biri olduğuna dikkat çeken Poyraz, şöyle konuştu: “Zaman zaman da kamuoyunda bu konuyla ilgili olarak bir takım hususlar çıkıyor. İhraç ürünlerinden bir kısmının belli zamanlarda yurt dışından geri iade edildiği hususlarını sıklıkla duyuyoruz. Biz özellikle doğal yollarla elde edilmiş  ‘Krizantem’ bitkisinden elde edilen COBRE KEY isimli bir ilaç geliştirdik. Bin farklı haşereye karşı kimyasal zirai ilaç kullanmaksızın doğal yollarla elde edilen bu ilaçla bu mücadeleyi yapabilecek konumdayız.

Bir diğer husus da hayvan besleme konusu. Bu hususla ilgili olarak ta faaliyetlerimiz var. Biz yemediğimiz ürünleri hayvanlarımıza da yedirmiyoruz.  Bitki beslemede olduğu gibi hayvan besleme noktası da doğrudan doğruya insan sağlığına etki edeceğinden hayvan besleme konusunda ki çalışmaların da geliştirilmesi gerekiyor.”

 

“Üretici ile tüketici arasında köprü olmayı vazife edindik”

Türkiye Tarım Kredi Kooperatifleri olarak sadece üretici tarafında değil, tüketici tarafında da her geçen gün sorumluluklarını artırdıklarını ifaden eden Poyraz, “Yakın zamanda üreticilerimizin ürettiği ürünleri doğrudan doğruya tüketici ile buluşturmaya yönelik çalışmalarımızı hızlandırdık. Bu bağlamda ülke genelinde tüm Kredi Yurtlar Kurumunda konaklayan öğrencilerimizin, kışladaki Mehmetçiğimizin ve Ege Üniversitesi ile yaptığımız protokol çerçevesinde bu üniversitemizdeki personel ve öğrencilerimizin sağlıklı gıdaya ulaşmasında Türkiye Tarım Kredi Kooperatifleri sorumluluk üstlenmiştir. Üretici ile tüketici arasında köprü olmayı vazife edinen Türkiye Tarım Kredi Kooperatifleri, sağlıklı beslenmenin tohumdan sofraya kadar planlanmasından ve kontrol altına alınmasından geçtiğine inanmakta ve çalışmalarını bu doğrultuda sürdürmektedir” diye konuştu

 

"Ege 2055'i hayal etmeye başlamalıyız"

Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak ise üniversite olarak toplumun ihtiyaçları karşısında kayıtsız kalmadıklarını, çözümler geliştirmeye çabaladıklarını belirterek, "Üniversitemizin 100. yılına doğru yol alırken, 'Ege 2055' hedefini hayal etmeye başlamalıyız. Bunun için sağlıklı yaşamanın geleceğini, geleceğe yönelik atacağımız adımları şimdiden tasarlamaya başlamamız gerekiyor. Bu şurada sağlığa, ziraata, spora, mühendisliğe ayrı olarak bakmanın ötesine geçip birbirleriyle etkileşimleri açısından ele alacağız" diye konuştu.

İnteraktif bir katılım yöntemi ile gerçekleştirilen şurada, 60 yuvarlak masada 600 katılımcı eş zamanlı işleyen çalışma grupları halinde gündemindeki konuları hep birlikte değerlendirip fikirlerini dile getirdi.  İki oturum şeklinde yapılan şuranın sabah oturumunda “Sağlığın Geleceği ve Değişim Gündemi ve Üniversite Araçları” tartışıldı. Programın öğlenden sonraki ikinci oturumunda ise “ İyi Yaşamın Merkezi İzmir, Sağlıklı Yaşamın Öncüsü Ege Üniversitesi” konuları ele alındı.

Şuraya Türkiye Tarım Kredi Kooperatifleri iştirakleri Tarım Kredi Birlik, Tareks ve Tarkim de katılarak, ürün ve hizmetlerini tanıttı. Katılımcılara kooperatifler marketlerde satılan yerli ve doğal ürünler ikram edildi.

Toplantının açılışına İzmir Bölge Müdürü Mehmet Aksoy, Tarım Kredi Birlik Genel Müdürü Hasan Hüseyin Demiröz, Tareks Genel Müdürü Burhanettin Topsakal, Tarkim Genel Müdürü Mehmet Derin, ilgili bölge müdür yardımcıları, personel ile çok sayıda davetli ve basın mensubu katıldı.

 

 

Tarım Orman Şûrası Sonuç Bildirgesi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklandı.

Buna göre;

1) Tarım ve orman politikalarının; stratejik üretim ve sürdürülebilirlik ilkeleri temel alınarak oluşturulması, bütüncül ve entegre bir yöntemle hayata geçirilmesi,

 

2) Tarım sektörünün yapısını iyileştiren, doğal kaynakları ve çevreyi koruyan, en az üç yıllık dönemi kapsayacak, aktif çiftçi odaklı, üretim, kalite, ulaşılabilir fiyatlar ve sürdürülebilirliği esas alan yönlendirici bir destekleme sisteminin oluşturulması,

 

3) Tarımsal işletmelerde küçük, orta ve büyük ölçekli işletme tanımlarının yapılarak faaliyetlerin planlanması,

 

4) Sürdürülebilirlik, verimlilik ve rekabet ilkelerine dayalı, birim sudan maksimum faydayı sağlayacak, tarımsal üretim planlamasının bir devlet politikası haline getirilerek güvence altına alınması,

 

5) Arazi toplulaştırma ve sınıflandırma projelerinin hızlandırılarak on yıl içerisinde tamamlanması, toprak bilgi sistemine dayalı tarımsal arazi kullanım planlarının hazırlanması,

 

6) Atıl tarım arazilerinin üretime kazandırılması için arazi bankacılığı ve birlikte üretim gibi alternatif modellerin oluşturularak yaygınlaştırılması, miras mevzuatı geliştirilerek tarım arazilerindeki intikal sorununun çözülmesi,

 

7) Uzun vadede ortaya çıkabilecek olan risklerin bertaraf edilmesi, ürün çeşitliliği, dış ticarette sürekliliği sağlama, ürün maliyetlerinin düşürülmesi ve en önemlisi Jeopolitik siyaset açısından yabancı ülkelerde stratejik anlamda üretimin teşvik edilmesi için arazi kiralamalarının devam edilmesi, uluslararası tarım ve orman faaliyetlerinin kurumsal altyapıya kavuşturulması,

 

8) Tüm ilgili kurum ve kuruluşlarla etkin işbirliği yapılarak tohumdan sofraya dijital değer zincirinin kurulması, tarım sayımının yapılması ve güncellenebilir veri tabanının oluşturulması,

 

9) Serbest piyasa düzeni içerisinde tarımsal ürünlerde fiyat spekülasyonlarının önüne geçilmesi için stok takip sisteminin oluşturulması, gıda depolarında izlenebilirliğinin sağlanması,

 

10) Tarım Ürünleri Lisanslı Depoculuğu kapsamındaki ürünlerin artırılması, sistemin geliştirilmesi, lisanslı depo işletmelerince tarım ürünlerine dayanılarak oluşturulan elektronik ürün senetleri ticaretinin yaygınlaştırılması,

 

11) Aile işletmeciliğinin sürdürülebilirliğini sağlamak için kadın ve gençlerde girişimciliğin desteklenmesi,

 

12) Bitki ve hayvan hastalıkları ile etkin mücadelede yerli ilaç ve aşı üretiminin teşvik edilmesi,

 

13) Buzağı ölümleri ve döl verimi istatistiklerinde uluslararası ortalamalara ulaşılması,

 

14) Kırmızı et sektöründe küçükbaş hayvan eti tüketiminin özendirilmesi ve pazar payının artırılması,

 

15) Küçük ve büyükbaş hayvancılıkta halk elinde ıslah ve benzeri projelerle yerli ırklarımızın muhafaza ve ıslahına yönelik çalışmaların artırılması,

 

16) Mera hizmetlerinin yürütülebilmesi, mera niteliği taşıyan alanların tespit ve tahdit çalışmalarının ivedilikle tamamlanması, üreticiler ve üretici örgütlerine tahsis edilmesi, mera ıslahında kullanılacak bitki tohumları geliştirme çalışmalarının teşvik edilmesi,

 

17) Büyükşehir belediyelerinde mahallelerin kırsal ve kentsel olarak yeniden yapılandırılması, kırsal mahallelerde köy tüzel kişiliği yapısının korunması, kırsal yaşamın Tarım ve Orman Bakanlığı bünyesinde bütüncül ve entegre bir bakış açısıyla koordine edilmesi,

 

18) Su ürünlerinde balık işleme sektörünün geliştirilmesi, pazarlama ve marka tescilinin desteklenmesi, ihracatın ve yerli tüketimin artırılması,

 

19) Yetiştiricilikte ve avcılıkta alternatif su ürünleri türleri ile üretim ve verimliliğin sürdürülebilirlik ilkeleri çerçevesinde artırılması,

 

20) Tarımsal verimliliğin artırılması ve kaynakların daha etkin kullanılması için bilişim teknolojisini tarım sektörüne entegre ederek Akıllı Tarım Uygulamalarının yaygınlaştırılması, Akıllı Tarım konusunda yetişmiş çiftçi/mühendis/ara eleman sayısının özel programlar uygulanarak artırılması,

 

21) Sertifikalı tohum kullanımının yaygınlaştırılması çalışmalarına devam edilmesi,

 

22) Ülkemizin yerel hazinesi olan ata (yerel) tohum çeşitlerinin korunması, geliştirilmesi ve ticarete kazandırılması,

 

23) Gıda ve yem güvenliği, halk sağlığı, bitki sağlığı, hayvan sağlığı ve refahını sağlamak amacıyla tohumdan sofraya tüm zincirde etkin bir izlenebilirlik sağlanması ve denetim sisteminin etkinliğinin arttırılması,

 

24) Tarım ve ormancılıkta İklim değişikliği ile önemi daha çok artan meteorolojik bilginin üretimin her aşamasında etkin kullanılması, iklim değişikliğinin etkilerini izlemeye ve araştırmaya yönelik faaliyetlerin arttırılması ve olası etkileri engellemeye yönelik eylem planlarının geliştirilmesi,

 

25) Toprak ve su kaynaklarının sürdürülebilir yönetim ilkeleri çerçevesinde kullanılması, korunması ve izlenmesinin sağlanması,

 

26) Ülkemiz su kaynaklarının daha etkin ve daha verimli yönetilebilmesi, ihtiyaç duyulan hukuki alt yapının sağlanabilmesi amacıyla Su Kanununun çıkarılması,

 

27) Yeni sulama yatırımlarının ve rehabilitasyon projelerinin önümüzdeki 25 yılda tamamlanması, tarımda suyun etkin ve verimli kullanılmasının sağlanması,

 

28) Ar-Ge ve inovasyonda kaynakların daha etkin kullanılması için kamu, özel sektör ve üniversiteleri de kapsayacak yeni bir kurumsal altyapının oluşturulması,

 

29) Tarım ve ormancılıkta yerli genetik kaynakların ve biyoçeşitliliğin tespit, korunma, ıslah ve yaygınlaştırılması çalışmalarının artırılması,

 

30) Tarım ve orman ürünlerinde kalite ve standardizasyon çalışmalarının tamamlanması, sertifikasyon çalışmalarının yaygınlaştırılması,

 

31) Ülkemizde yetiştirilen ve uluslararası piyasalarda yüksek oranda talep gören tarım, gıda ve ormancılık ürünlerinde ihracat gelirlerini arzu edilen seviyelere çıkarmak için marka, kalite, standardizasyon, tanıtım ve özendirme çalışmalarının desteklenmesi, dünya üretiminde lider konumda bulunduğumuz ürünlerin tanıtım faaliyetlerinin profesyonel düzeyde yapılması ve pazar paylarının artırılması,

 

32) Tarım ve ormancılıkta iş sağlığı ve güvenliği uygulamalarının yaygınlaştırılması,

 

33) Tarım ve ormanla ilgili tüm mevzuatın bütüncül olarak değerlendirilmesi, yalın ve çelişkisiz bir mevzuat yapısının oluşturulması,

 

34) Kayıt, nakliye, hayvan pazarları ve mezbaha alt yapımızın yenilenerek, hayvan hareketlerinde etkin kontrolün sağlanması,

 

35) Tarımsal girdi ve finansman ihtiyacını karşılayan sözleşmeli bitkisel ve hayvansal üretim modellerinin desteklenmesi ve yaygınlaştırılması,

 

36) Arı ürünleri üretiminde verimliliğin artırılması ve katma değerli arı ürünlerinin çeşitlendirilmesi, bal harici ürünlerin eğitimlerinin yaygınlaştırılması, tüketiminin artırılması

 

37) Atık yönetiminde sıfır atık hedefine ulaşmak için geri dönüşüm tesislerinin artırılması, atıkların değerlendirilmesine yönelik Ar-Ge projelerinin desteklenmesi,

 

38) Coğrafi işaretli ürünler, markalaşma ve katma değerli üretim ile pazar çeşitliliğinin artırılması, coğrafi işaretlerin yönetişim ve denetleme süreçlerinin gözden geçirilerek mevzuatın tamamlanması,

 

39) Kadastrosu kesinleşen ormanların tapuya tescilinin tamamlanarak, orman sınırı dışına çıkarılacak yerlerin tayin ve tespiti (2/B) çalışmalarında yaşanan mülkiyet sorunlarının giderilmesi,

 

40) Uluslararası standartlara uygun Ulusal orman envanterinin tamamlanması,

 

41) Ülkemizin uluslararası arenada orman fidanı üretim ve pazarlama merkezi haline getirilmesi,

 

42) Ahşap kullanımının yaygınlaştırılması, yapısal ahşap standartlarının belirlenmesi ve ahşap yapı mevzuatının düzenlenmesi,

 

43) Doğal kaynakların ve biyolojik çeşitliliğin tespit, korunma, geliştirme ve izlenme çalışmalarının sürdürülmesi,

 

44) Orman köylülerinin gelir seviyelerinin artırılması için odun dışı orman ürünlerinin çeşitlendirilmesi ve tarımsal ormancılığın teşvik edilmesi,

 

45) Tarımsal üretimde ve ormancılık faaliyetlerinde yenilenebilir enerji sistemleri kullanımının yaygınlaştırılması,

 

46) Başta çiftçilik olmak üzere Tarım ve Ormancılık sektöründe yürütülen faaliyetler için meslek standartlarının oluşturulması, çiftçilik mesleki eğitim kurumlarının açılması ve eğitim alan gençlerin teşvik edilmesi, tarım ve ormancılıkta mesleki eğitimin geliştirilmesi,

 

47)Organik ve organomineral gübre üretiminin ve kullanımının teşvik edilerek kimyasal gübre ithalatının ve çevre kirliliğinin azaltılması, biyolojik ve biyoteknik mücadelenin yaygınlaştırılması,

 

48) Üretici Örgütlerinin girdi temini, üretim ve pazarlama aşamalarında etkinliklerinin arttırılması için yönlendirilmesi,

 

49) Gıdada bilgi kirliliğinin tanım ve çerçevesinin belirlenmesi, bilgi kirliliği çıkaranlara cezai yaptırım uygulanması için yasal mevzuatın çıkarılması,

 

50) Beslenme okuryazarlığının artırılması,

 

51) Gıda kayıp ve israfının önlenmesine yönelik ulusal politikaların geliştirilmesi, ulusal ve uluslararası iş birliklerinin artırılması,

 

52) Gıdada taklit ve tağşiş cezalarının etkin caydırıcılığı için mevzuatta düzenleme yapılması,

 

53) Deneyim ve teknik bilgi değişimi amaçlı uluslararası projelerin teşvik edilmesi,

 

54) Orman içi ve kenarındaki mesken ve işyeri ruhsatlandırılmalarında yangın güvenliği açısından gerekli yasal düzenlemelerin oluşturulması,

 

55) Orman yangınlarına müdahalede yüksek teknoloji ve yapay zekâ uygulamalarının kullanılması,

 

56) Kamu kurum ve kuruluşları tarafından yürütülen tarım ve ormancılık faaliyetlerinde denetimli serbestlik kapsamında kamuya yararlı işte çalışma cezası alan hükümlülerin kullanılması,

 

57) Çölleşme ve erozyonla mücadelenin etkin ve verimli bir şekilde yürütülmesi; uluslararası kuruluşlarla etkin işbirliği yapılması,

 

58) Tarım sektörünün en önemli problemi olan risk ve belirsizliğin azaltılması için gelir garantili ürün sigortasının çıkarılması,

 

59) Tarım, orman ve suyun yönetiminin aynı çatı altında toplanmasından doğan sinerjinin bölgesel dinamiklerle en etkin şekilde ekonomiye yansıtılması için bölge veya havza bazlı yönetim modeline geçilmesi,

 

60) Bir sonraki Tarım Orman şurasının 2024 yılında toplanması önerilmiştir.

 

Perşembe, 21 Kasım 2019 00:00

3. Türkiye Tarım Orman Şurası tamamlandı

Written by

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe Millet Kültür ve Kongre Merkezi'nde, Tarım ve Orman Bakanlığınca düzenlenen "3. Türkiye Tarım Orman Şurası" kapanış programında katılımcılara hitap etti.

Şura'nın düzenlenmesinde emeği geçenlere teşekkür eden Erdoğan, 15 yıl aradan sonra "ortak akıl buluşması" temasıyla düzenlenen şura boyunca Türk tarımı ve ormancılığı ile ilgili son derece verimli, kapsamlı tartışmalar yapıldığını, sektörün tüm paydaşlarının görüşlerini, eleştirilerini ve geleceğe dair önerilerini özgür bir şekilde ifade imkânı bulduğunu bildirdi.

Erdoğan, şuradaki 21 ayrı çalışma grubunda bitkisel üretimden hayvan sağlığına, desteklemeden gıda güvenliğine, orman hukukundan balıkçılık ürünlerine, tarımda teknolojik dönüşüme kadar çok geniş bir yelpazede kısa, orta ve uzun vadeli stratejilerin belirlendiğini dile getirdi. 

Türkiye'nin tarım ve ormancılığını geliştirmek, sıkıntılarına çözüm bulmak için şuraya 50 binin üzerinde görüş iletildiğini aktaran Erdoğan şöyle devam etti:

"Bunun yanında 81 ilde düzenlenen toplantılara sektörle ilgili 7 bini aşkın insanımız katıldı. Bu özellikleriyle 3. Tarım ve Orman Şurası, şimdiye kadarki en geniş katılımlı şura olarak kayıtlara geçti. Gerek şura sırasında sektör temsilcilerinin gerekse dijital platformlarda halkımızın dile getirdiği her bir görüşün başımızın üzerinde yeri vardır. Biz ülkemize dâhil her meselede istişare kültürüne, danışmaya daima önem veren bir kadroyuz. Bizim için değişmez hüküm, 'Her işinizde istişare ediniz...' Siyasetten ekonomiye, turizmden tarıma kadar her alanda 'Bin bilsen de bir bilene danış' prensibiyle hareket ettik." 

"Geleceğimizi Aydınlatacak En Önemli Adım"

3. Tarım ve Orman Şurası'nın da temel ilkesinin de istişare olduğunu vurgulayan Erdoğan, "Şura'da alınan kararlar milletimizin, uzmanların, sektör temsilcilerinin ve şu anda bu millet sarayında, özellikle millet evinde sizlerle birlikte bu çalışmayı yapmak, geleceğimizi aydınlatacak en önemli adımdır." ifadesini kullandı.

Uzaktan eleştirmek yerine konuya bizzat müdahil olan, kanaatlerini açık yüreklilikle paylaşan herkese katkıları için teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Alınan kararların tarım ve ormancılık sektörümüzün önümüzdeki 5 yılına istikamet çizeceğine inanıyorum. Elbette karar almak önemlidir ama asıl mesele alınan kararları takip edip hayata geçmesini sağlamaktır. Uygulamaya ve politikaya dönüşmeyen her karar, ne kadar güzel, ne kadar güçlü, ne kadar ufuk açıcı olursa olsun havada kalmaya mahkûmdur. Çiftçimizin, üreticimizin, rızkını topraktan çıkaran tarım emekçilerimizin hakkını ancak bu şekilde ödeyebiliriz.

Türk tarım ve çok daha ilerilere taşımak istiyorsak ortak akılla şekillendirdiğimiz şura kararlarını yine ortak bir çabayla uygulamaya koymamız gerekiyor. Tabii tarımcılık, bunun yanında hayvancılık bütün bunlarla beraber, gerek süt ve süt mamullerinde gerek et ve et mamullerinde atılacak adımlarla inanıyorum ki bu sektörde sizler çok ciddi sınavları veriyorsunuz ve vermektesiniz."

"Tüm Kararların Takipçisi Olacağım"

Cumhurbaşkanı olarak Türk tarımını geliştirecek, Türk çiftçisinin güçlendirecek tüm kararların yakından takipçisi olacağını vurgulayan Erdoğan, "Evvelki akşam Ziraat Bankası Genel Müdürümüzle de etraflıca görüştüm ve bu görüşmeden sonra da Ziraat Bankamız, inşallah çiftçilerimizle çok daha etraflıca geniş kapsamlı ve kredide bugüne kadar alışılmışın dışında bir dayanışmayı sürdürecektir. Belki de sizlerle ortaklığa girecek bu tür adımları atacak." dedi.

Artık hayvan ithali yapılmasını istemediklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:

"Zaten biliyorsunuz bütün bunlarla beraber bu konuda atılmış çok kararlı adımlarımız var. İnşallah Anadolu, 'Ana' olarak her alanda görevini yerine getirecek. Dünyamız, iletişim ve ulaşım teknolojilerinde yaşanan ilerleme sonucunda çok büyük bir dönüşüm geçiriyor. Hayatımızın her alanında teknoloji devriminin olumlu veya olumsuz yansımalarına şahit oluyoruz. 15-20 yıl öncesine kadar üzerinde yeterince durmadığımız iklim değişikliği, obezite, göç, gelir adaletsizliği, kuraklık ve küresel ısınma gibi birçok mesele bugün artık insanlığın ana gündem maddeleri haline geldi.

Coğrafi konumu veya gelişmişlik düzeyi ne olursa olsun dünyadaki tüm ülkelerin bu sorunlarla bir şekilde yüzleştiğini görüyoruz. İklim değişikliği sadece dünyayı en fazla kirleten gelişmiş devletleri değil Afrika kıtasındaki fakir ülkeler başta olmak tüm insanlığı etkiliyor. Biz de bu olumsuzluklardan etkilenen ülkeler arasındayız. Yüce Allah'ın tüm insanlığa emaneti olan tabiat, özellikle Batılı büyük şirketler eliyle tarihte belki de hiç olmadığı kadar hoyratça kullanılıyor, adeta talan ediliyor.

Verimli tarım alanlarının azaldığı, su kaynaklarının giderek kıtlaştığı, denizlerin kirlendiği, iklimlerin değiştiği, hava olaylarının öngörülemez hale geldiği ürkütücü bir dönemin içindeyiz. Bu yeni dönemin alametifarikalarından biri de toprağın, suyun, tarım alanlarının stratejik öneminin ve rekabetinin artmasıdır. Geçtiğimiz asırda yeraltı kaynakları için yürütülen mücadelenin aynısı bugün tarım alanlarının ve su kaynaklarının kontrolü için veriliyor." 

İktidara geldikleri günden itibaren tarım alanlarının geliştirilmesine, su kaynaklarının korunmasına, orman varlıklarının güçlendirilmesine özel önem verdiklerini aktaran Erdoğan, tarımsal üretimi, ekonomik boyutunun çok ötesinde stratejik bir sektör olarak değerlendirdiklerini vurguladı.

Bundan sonra da aynı hassasiyetle yollarına devam edeceklerine işaret eden Erdoğan, şunları kaydetti:

"Türk tarımını, küresel tarım ve gıda şirketlerinin güdümüne sokacak her türlü teşebbüsün karşısındayız. Tarım topraklarımızın miras yoluyla bölünmesini gelin birlikte engelleyelim. Bakın iktidara geldiğimizden bu yana hep bunun gayreti içerisindeyiz. Bunu engelleyelim istiyoruz. Çünkü özellikle tarımda bu parçalanmayı, bölünmeyi engelleyebildiğimiz zaman hep birlikte ailece de milletçe de güç kazanırız. Çiftçimize her türlü araç-gereç, gübre, tohum desteği verelim. Ürünlerin en iyi şekilde değerlendirilmesini sağlayalım. Bu konuların hepsinin arkasındayız, yanındayız. Ama Türk tarımını küresel şirketlerin sadece kar odaklı çalışan çarkı içinde kesinlikle ezdirmeyeceğiz. Tarımda milli güvenliğimize özellikle öncelik vermeyen her türlü projeye, her türlü dönüşüme, karına-zararına bakmaksızın karşı olduğumuzu altını çizerek bir kez daha ifade etmek istiyorum."

Son 17 yılda Türkiye'ye ekonomide, turizmde, sağlıkta, savunmada nasıl çağ atlatıldı ise tarım ve hayvancılık alanında da Türkiye'yi ilklerle tanıştırdıklarını vurgulayan Erdoğan, tarım sektörünü yılların ihmalinden, öngörüsüzlüğünden kurtarmak için yeni üretim ve destekleme modellerini devreye aldıklarını anımsattı.

"Devlet Yalan Söylemez"

Çiftçilere bugüne kadar toplamda 137,7 milyar lira tutarında tarımsal destek verdiklerini bildiren Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Bakın hayali rakamlar söylemiyorum, yaptıklarımızı söylüyorum. Bakanlığımızın 2020 yılı bütçesinin yüzde 54,5'ini tarımsal desteklere ayırdık. Yani bir önceki yıla göre, tarımsal desteklerimizi yüzde 36,7 oranında artırdık. Tarımsal Gayrisafi Yurt İçi Hasılamız, 37 milyar liradan 2018 yılında, bu rakam da çok önemli, 213,3 milyar liraya ulaştı. Şimdi ana muhalefetin başı zaman zaman çıkıyor saçma sapan bir şeyler konuşuyor. Bak buradan şimdi yine açıklıyorum. Benim rakamlarım resmi rakamlardır. Gazete kupürlerinden toplanan rakamlar değildir. Devlet yalan söylemez. Devlet gerçeği söyler, ben de bunu söylüyorum. Biz tarımsal hasılada dünyada yedinci, Avrupa'da ise birinci sıradayız. Fındık, kiraz, incir, kayısı ve ayva üretimde dünya lideriyiz. Dünyanın 195 farklı ülkesine bin 690 tarım ürünü ihraç ediyoruz. Sebzede üretimin talebi karşılama oranı yüzde 107'ye çıktı. Meyve ürünlerinin tamamına, yakınında kendimize yeter durumda olduğumuzu görüyoruz, göreceğiz. CHP Genel Başkanı'nın sürekli istismar ettiği buğday konusunda, göreve geldiğimizde üretimimiz, iç talebi dahi karşılayamazken, şimdi yüzde 112 gibi çok büyük bir oranı yakaladık. Fakat bunlardan anlamaz, buğdayı göster tanımaz. Böyle bir durum var."

Tarımsal ürün ihracatının, 3,7 milyar dolardan 17,7 milyar dolara çıkarıldığını belirten Erdoğan, tarımda dış ticaret fazlasının 4,8 milyar dolar gibi ciddi bir rakama ulaştığına işaret etti.

Topraksız tarım yapılan teknolojik sera sayının, bin 413'e yükseltildiğini dile getiren Erdoğan, modern seralarda üretilen ürünlerin yüzde 90'ının ihraç edildiğini söyledi.

"145 bin Ton Olan Tohum Üretim Miktarı 1 Milyon Tona Çıktı"

Organik ürün sayısının, 150'den 213'e çıkarıldığını ve bu ürünlerin yurt dışına da pazarlanarak, 2018'de 361 milyon dolar gelir elde edildiğini bildiren Erdoğan, şu bilgileri verdi:

"Aynı şekilde, 145 bin ton olan tohum üretim miktarı 1 milyon tona çıktı. 20 yıl önce 'Acaba Avrupa'da, Amerika'da nerede tohum buluruz da biz bunu çiftçimize dağıtırız' diye koşturup duruyorduk. Şimdi neredeyiz? Başka bir adım attık. Tohum ihracatımızı, 11 kat artırarak 102 bin tona, ihracat rakamımızı ise 152 milyon dolara yükselttik. Bu dönemde, alan bazında tarımsal üretimin yerli tohumdan karşılanma oranı ise yüzde 80 oldu. ATA Tohumu Projesi ile ülkemiz gen kaynaklarını oluşturan bitki çeşitlerinin koruma altına alınmasını sağlıyoruz. Bu çok önemli. Dünyanın üçüncü büyük tohum gen bankasını, 250 bin örnek kapasitesiyle Ankara'da hizmete açtık. Bugün itibarıyla gen bankasında 3 bin 400 türe ait 121 bin örnek muhafaza altındadır. Bunun yanında, genç nüfusun köyde yatırım yapması ve tarımsal nüfusun gençleşmesini sağlamak için köye dönüş projesini başlattık. Genç çiftçilerimize kişi başı 30 bin lira tutarında hibe desteğini, 2016-2018 yılları arasında devreye aldık."

Tarım ve hayvancılıkta bu adımları atarken, ormanları da asla ihmal etmediklerinin altını çizen Erdoğan, ülkenin orman alanını ve ağaç servetini çoğaltmak, biyolojik çeşitliliği geliştirmek ve çevreyi korumak için ciddi yatırımlar yaptıklarını belirtti.

"Onlar Yakarken, Biz de Onların Kolunu Kırmaya Devam Ettik"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bu yıl maalesef bölücü terör örgütü, ormanlarımızı yaktığını bizzat itiraf etti. Onlar yakarken, onlar sakallarımızı keserken, biz de işte açık net onların kolunu kırmaya devam ettik. Malum 11. ayın 11'inde, saat 11.00'de, 11 milyon fidanı ve ağacı tüm Türkiye'de diktik. Bu böylece devam edecek." diye konuştu.

Perşembe, 21 Kasım 2019 00:00

Antalya Bölgede ürün alımları devam ediyor

Written by

Antalya Bölge Birliğince ortak ürünleri değerlendirmesi kapsamında gerçekleştirilen ürün alımları tüm hızıyla sürüyor.

Tarım Kredi Kooperatifleri Antalya Bölge Birliğince, yörede son yıllarda  yetiştiriciliği artarak yapılan pitahaya, pepino, avakado ve muz gibi tropikal meyvelerin kooperatif ortaklarından alınarak anlaşmalı perakendeci zincir marketlere satışı gerçekleştiriliyor.

Bölge Birliğince ortak ürünleri değerlendirmesi kapsamında bu yıl ilk defa alımı gerçekleştirilen 78 bin 600 kg muzun yanında 726 bin 452 adet avakado, 14 bin 341 adet pitahaya ve 613 adet pepino alımı yapıldı. 

Çarşamba, 20 Kasım 2019 00:00

Tarım Kredi ortaklarına bir telefon kadar yakın

Written by

Operasyonel zaman tasarrufu, ortak memnuniyeti ve etkin müşteri ilişkileri yönetimi amacıyla kurulan Tarım Kredi Çağrı Merkezi 444 48 55 (444 4 TKK), açıldığı günden bu yana 120 binden fazla ortakla iletişim sağladı.

Türkiye Tarım Kredi Kooperatifleri ve AssisTT işbirliği ile 2019 yılı Ocak ayında Samsun’da hizmete açılan, Tarım Kredi ürün ve hizmetleri ile ilgili öneri, talep ve şikâyetlerin en kısa sürede sonuçlandırılması hedeflenen çağrı merkezi ilk yılında büyük ilgiyle karşılaştı.

2020 Ocak ayında kuruluşunun birinci yılını dolduracak Tarım Kredi Çağrı Merkezi, Tarım Kredi Kooperatiflerinin teknoloji temelli etkin bir müşteri ilişkileri yönetimi sağlamasına katkı sağlamaya devam ediyor.

Oluşturduğu bilgi rezervi ile de stratejik hedeflerinin belirlenmesinde önemli rol oynayan çağrı merkezi kısa sürede büyük ilgiyle karşılaştı. Ürün ve hizmetler ile ilgili bilgilendirmeler yapılan, yeni ortak kaydedilmesi, aktif olmayan ortaklarla temas kurularak geri dönüşünün sağlanan çağrı merkezinde özel pazarlama faaliyetleri de uygulanıyor.

Operasyonel zaman tasarrufu, kurumsallık imajı ve güven unsuruna katkı sağlaması amacıyla kurulan ve özellikle ortak memnuniyeti ile etkin bir müşteri ilişkileri yönetimi için açılan çağrı merkezi kısa sürede on binlerce ortağa ulaştı.

444 48 55 (444 4 TKK) Tarım Kredi Çağrı Merkezine yapılan bilgi, talep ve şikâyet çağrıları, öncelikle müşteri temsilcileri tarafından sonuçlandırılarak kapatılıyor. Müşteri temsilcilerinin sonuçlandıramadığı aramalar ise konusuna göre Genel Müdürlük ilgili birimlerine ve şirketlere yönlendiriliyor.

Faaliyete geçtiği günden bu yana ülke çiftçisinin artan memnuniyeti ve ilgisi ile birlikte Çağrı Merkezince 15 bin çağrı cevaplanırken, teşkilat birimlerinin talep ettiği konularda 120 binin üzerinde ortak ile iletişim kuruldu.

Türkiye Tarım Kredi Kooperatifleri Merkez Birliği Bilgi İşlem Daire Başkanlığı, kooperatif çalışanlarının iş süreçlerini kolaylaştırıp kısaltarak, zaman ve iş gücü tasarrufu sağlayacak “Ortak Profil Yönetimi Sistemi”ni devreye aldı.

 

Tarım Kredi Kooperatifleri tarafından kullanılan otomasyon sistemi (E-KOOP) üzerinde yapılan geliştirme ve güncelleme çalışmaları devam ediyor. Son olarak Bilgi İşlem Daire Başkanlığınca hazırlanan CRM (Müşteri İlişkileri Yönetimi) içerikli Ortak Profil Yönetimi ekranı kooperatiflerde devreye alındı.

Kooperatif ortaklarına ait tüm bilgilerin görülebildiği ve işlemlerin aynı dinamik ekrandan yapılabildiği, birçok yönlendirme, uyarı ve hatırlatmaların da yer aldığı sistemle kooperatif çalışanlarının ortaklarla ilgili iş süreçleri kısalacak. Kurumsal performansı da etkileyecek olan sistem sayesinde zaman ve iş gücünden de tasarruf sağlanacak.

 

Sahadan bilgi ve öneriler toplanarak hazırlandı

Ortak Profil Yönetim Sistemi, Bilgi İşlem Daire Başkanlığınca yapılan çalıştay ve kooperatif saha ziyaretleri sonucunda toplanan geri bildirimlerle geliştirildi. Devreye alınan sistemle kooperatif ortakları ile ilgili uygulama üzerinde yapılan iş süreçleri daha hızlı ve tek noktadan kolaylıkla yürütülebilecek.

 

Yapay zeka çalışmaları yapılıyor

Sisteme yönelik ilerleyen zamanlarda devreye alınması planlanan çalışmalar ise sürüyor. Sistemin mevcut halinde kredilendirme aşamasında; kişi hakkında her türlü detaylı bilgi edinerek karar verme, ödeme alışkanlığı ve kredinin güvenilirliği konusunda fikir sahibi olma gibi birçok sonuca varılan verilerin aynı anda görülebilmesi sağlandı. Muhasebe ve satış verilerinden, anlık strateji üretilebilmesine olanak tanındı.

 Kişiye özgün sigorta yönlendirmesinin yapıldığı yönetim ekranında; ortak olmayan çiftçilere ait bilgilere de dış kurum internet servisleri ile erişilerek tek tuşla hızlı ortak kaydı yapılabilmesi ve sistemsel karar-destek mekanizmalarının oluşturulmasına yönelik yapay zekâ çalışmaları yapılıyor.

 

Memnuniyetle karşılandı

Kooperatif ziyaretleri sırasında toplanan öneri ve talepler ile geliştirilen sistem, devreye alınmasından itibaren büyük ilgi gördü. Kooperatif çalışanlarının memnuniyetine ilişkin çok sayıda geri bildirim alınan projede, personel görüş ve önerileri anlık değerlendirilirken, güncellemeler hızlı şekilde yapılıyor.

 

Sistemin getirdiği kolaylıklar

Ortak Profil Yönetimi Sistemi ile;

  • Personel iş yükünü en aza indirme,
  • E-KOOP’ta hızlı ve daha etkin işlem yapabilme,
  • Kolay kullanım,
  • Farklı modüllere ait bilgilerin aynı anda sunularak, kıyas ve yorum mekanizmalarının çalıştırılabilmesi,
  • Zaman ve iş gücünden tasarruf,
  • Uyarılar ve hatırlatmalarla dikkat çekerek hata ve risklerin en aza indirilmesi,
  • Kullanıcı memnuniyetin artırılması,
  • Kurumsal ve bireysel performans artışı,
  • Karar-destek sistemleri ile yeni ortak kaydı, satış, sigorta, kredi kullanım ve tahsilat artışları sağlanması hedefleniyor.
Pazartesi, 18 Kasım 2019 00:00

III. Tarım Orman Şurası başladı

Written by

17 Temmuz'da tanıtım toplantısı yapılan ve sektörün tüm paydaşları ile 'Ortak Akıl' oluşturmak amacıyla önerilerin alındığı, 21 çalışma grubunun 4 aylık çalışması sonrası bu hafta nihayete erecek olan III. Tarım Orman Şurası'nın açılış programında, Tarım ve Orman Bakanı Dr. Bekir Pakdemirli konuştu.

Tarihin en geniş katılımlı şûrası

Tarım Orman Şurası'nın tanıtım toplantısının yapıldığı 17 Temmuz'dan bu yana geçen 4 aylık sürede vatandaşlarımızdan Şura'ya yoğun bir ilgi olduğunu belirten Bakan Pakdemirli, 23 bini aşkın öneri geldiğini açıkladı. Pakdemirli; ''Biz, "5 yıllık plan, 25 yıllık ışık" dedik! Ve bugün; "Tarım"ın istikbali, "Gıda"nın geleceği, "Orman"ların sürdürülebilirliği, "Su"yun yarınları için bir araya geldik! "Besin", "su" ve "nefes"in geleceğini, beraber tayin etmek istedik! Hamdolsun; milletimiz, yaptığımız her çağrıya kulak veren, her milli meseleye hassasiyet gösteren duyarlı bir millettir! An itibariyle; Şûra'ya web sayfamız üzerinden bildirilen görüş sayısı 23.000'i aşmış ve bu Şûra, tarihimizin "en geniş katılımlı Şûrası" olarak kayda geçmiştir! Hayırlı olsun! Milletimiz sağ olsun, var olsun!'' dedi.

Tarımın tüm dünyada büyük bir değişim ve dönüşüm geçirdiğine dikkat çeken Bakan Pakdemirli, bu değişimin karşısında ancak kaynaklarımızı doğru kullanarak, üretimi planlayarak, sürdürülebilirliği sağlayarak ve bilhassa sonuçları doğru okuyarak durabileceğimizi ifade etti. Pakdemirli sözlerini, ''Mesela, Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü "FAO": 2050 yılına kadar, dünya nüfusunun 10 milyara yaklaşacağını ve bu nüfusun beslenmesi için mevcut gıda üretiminin yüzde 50 artırılması gerektiğini her fırsatta gündeme getiriyor! Ülkemizin de 2050 yılında, nüfusunun 100 milyonu geçmesi bekleniyor! Benzer bir tablo, ülkemiz için de geçerlidir! Dolayısıyla burada çiftçilerimize, üreticilerimize, yetiştiricilerimize büyük görev düşüyor! İnşallah sizlerin gayretiyle, sizlerin eli sizlerin emeğiyle Türkiye Tarımını, hep birlikte dünya markası yapacağız!'' diye sürdürdü.

''Gençler; siz yetiştirin, kazanın ki, gözümüz arkada kalmasın”

"Tohumdan fidana sevgi, tarladan çatala güven" tesis etmeliyiz' diyen Bakan Pakdemirli, gençleri tarıma özendirmenin önemi üzerinde durdu.  Pakdemirli; ''Tarihî ve coğrafi konum bakımından avantajlı bir memleketiz! Coğrafyamız yer altı ve yer üstü zenginlikleriyle dolu! Coğrafi işaretli ürün potansiyelimiz 2.500 adet! Endemik bitki sayımız toplam kıta Avrupa'sından daha fazla! Toprağımız bereketli, suyumuz kaliteli! İşlenen tarım arazimiz ülke yüzölçümünün 3'te 1'i! Mera alanlarımız 5'te 1'i! Orman arazilerimiz 3'te 1'i! Yani; işte bu hazine, işlemeniz için, üretmeniz için sizleri, siz gençlerimizi bekliyor!'' diyerek gençlere seslendi.

Bakan Pakdemirli, “Ülkemiz tarımsal hasılada; dünyada ilk 10'da, Avrupa'da ilk sıralardayız! 68 milyon büyükbaş ve küçükbaş hayvan varlığımızla Avrupa'da ilk sıradayız! Coğrafya olarak da 1,9 trilyon dolar tarımsal ticaret hacmi olan bölgenin, hatta dünyanın tam merkezindeyiz! İşte dünyanın ve Avrupa'nın en büyük havalimanı bizde! Dünya havayolu trafiğinin yüzde 60'ı bizim hava sahamızdan geçiyor! Tarihî ipek yolunun kalbi hâlâ bu topraklarda atıyor! Bütün bu altyapımızla, stratejik konumumuzla; bulunduğumuz bölgenin zenginliğinden ve refahından, hep birlikte, daha fazla pay almalıyız! En önemlisi de; 82 milyon nüfusumuzla, Avrupa'nın en genç nüfusuna sahip ülke, bizim ülkemiz! Yani bizim zehir gibi bir gençliğimiz var! Gelin! Hep birlikte tarımı aşımız, suyu işimiz, ormanları geleceğimiz yapalım! Siz kendinizi yetiştirin, siz kazanın ki bizim gözümüz arkada kalmasın!'' diye konuştu.

Son 17 yılda tarımsal hasılamız yüzde 486 arttı

Tarım ve Orman Bakanı Pakdemirli, son 17 yılda verilen desteklerle, tarımda katedilen mesafeyi rakamlarla anlattı; ''Son 17 yılda; verdiğimiz desteklerle ve elbette sizlerin de emeğiyle, tarımsal hasılamızı yüzde 486 arttırdık! Bitkisel üretimimiz yine son 17 yılda yüzde 20 arttı!

Tarımsal ihracatımızı yaklaşık 5 kat artırarak, net ihracatçı bir ülke olduğumuzu da bir defa daha ortaya koyduk. Fındık, incir, kiraz, ayva, kayısı, kuru üzüm üretiminde, dünya lideri konumumuzun yanı sıra; fındık, incir, kuru kayısı, kuru üzüm ihracatında dünya lideri; kiraz ve ayva ihracatında ise dünya üçüncüsüyüz! Un ve makarna ihracatında ülkemiz, 2002 yılında dünyada 11. sırada iken, 2005 yılından beri dünyada ilk sırada yer alıyor! Hibe Programları sayesinde, kırsal kalkınma alanlarında, 200.000 vatandaşımıza istihdam sağladık! Türkiye bugün kendi tohumluğunu üreten ve 86 ülkeye tohum ihraç eden bir ülke konumuna geldi! Yine son 17 yılda, tohumluk üretimimizi 7 kat, tohum ihracatımızı da 9 kat arttırdık! Yani halkımızın özverisiyle Türkiye'yi tohum ihraç eden bir ülke konumuna ulaştırdık!''

"Güçlü tarım, güçlü Türkiye demektir”

Her geçen gün tarım sektöründe verimliliği ve dünya pazarında etkinliği artırmak adına çalışmaların devam edeceğini belirten Bakan Pakdemirli, III. Tarım Orman Şurası ile 5 yıllık planla, 25 yıla ışık tutacak bir yol haritasının belirleneceğini ifade etti.  Bakan Pakdemirli, geçen 4 aylık istişare sürecinde sektörün tüm paydaşlarından gelen yoğun ilgi ile "tarımsal bilgi plan proje kütüphanesi" oluşturulduğunu ifade etti. Pakdemirli, sözlerini şöyle sürdürdü; ''Mesela Şûra'mızın en değerli kazanımlarından biri de şudur ki: 7.000 civarında telefon, e-posta ve mektup ile web sayfasındaki 23 bin görüşten oluşan, 30 bin parçalık fikir ve proje deposuyla aslında tam anlamıyla bir "tarımsal bilgi plan proje kütüphanesi" oluşturuldu! Şahsen, çalışma gruplarımızın başlıkları arasında; Akıllı tarım teknolojilerini, uzun vadeli ve teknolojiye dayalı tarım politikalarını, "Ürettiğin Yerde Tüket!" hedefiyle sıfır kilometre yaklaşımını okuyunca mutlu oldum! Yönü teknolojiye, Ar-Ge'ye ve inovasyona çevrili çalışmalar gördükçe gurur duydum! Ekoturizm alt yapısı kurmayı hedefleyen, kooperatifleşme ile ölçek sorununu çözmeye çalışan projeler okuyunca Şûra'dan çok önemli bir "tavsiye yol haritası" çıkacağına tam manasıyla ikna oldum! Biz her zaman "Güçlü Tarım, Güçlü Türkiye demektir" diyoruz!''

 

Pazartesi, 18 Kasım 2019 00:00

Tarım Krediden tarım sigortası çağrısı

Written by

Türkiye Tarım Kredi Kooperatifleri Genel Müdürü Dr. Fahrettin Poyraz, tarım sigortasının önemine dikkat çekerek çiftçilere, “Emeğinizi güvence altına alın” çağrısında bulundu.

Genel Müdür Poyraz, 2019-2020 yılı üretim sezonu için bitkisel ürün sigortasının 5 Kasım itibariyle yapılmaya başlandığını hatırlatarak, “Üreticilerimiz, devlet destekli düşük faizli kredilerden ve sigorta prim desteğinden faydalanmak için ÇKS'ye kayıtlarını en kısa zamanda yaptırmalarıdır” dedi.

Poyraz, üreticilerin, devlet destekli düşük faizli kredilerden ve sigorta prim desteğinden faydalanmak için Çiftçi Kayıt Sistemi'ne (ÇKS) kayıt olması gerektiğini belirterek, olası risklerle karşılaşmamaları ve sıkıntı yaşamamaları için sigorta poliçesi son kabul tarihlerine ve ÇKS güncellemelerine azami özen göstermeleri gerektiğini bildirdi.

Genel Müdür Poyraz, bu kapsamda devlet destekli düşük faizli kredilerden ve sigorta prim desteğinden faydalanmak isteyen üreticilere "ÇKS'ye kayıt olun ve Tarım Sigortası yaptırın, emeğinizi güvence altına alın” çağrısında bulundu. Poyraz, önceki yıllardan farklı olarak ‘’Dolu Paketi’’ ve ‘’Don Teminatlı ’’ poliçe üretim tarihlerinin birlikte açılmış olması sebebiyle meyve poliçeleri için 5 Kasım tarihi itibari ile ‘’İsteğe bağlı Don Teminatlı’’ poliçesi kesebildiğini belirterek, bu yüzden meyve poliçeleri için Ocak ayının beklenmesine lüzum kalmadığını ifade etti.

 

"İndirimlerden yararlanın”

Çiftçilerin, tarımsal işletme varlıklarını TARSİM'e sigorta ettirmeleri halinde, Tarım Kredi Kooperatiflerinden kullandıkları kredilere ait faizlerin yüzde 25-100'ünün devlet tarafından ödendiğini ve çiftçilerin indirimli faiz oranlarından faydalandığını hatırlatan Poyraz, sözlerini şöyle sürdürdü;

“Örneğin, bir kooperatif ortağımız 10 bin lira yüzde 50 indirimli kredi kullandığı zaman bir yıl  sonunda TARSİM’e sigorta ettirdiğinden 600 lira,  yüzde 100 indirimli kredi kullandığı zaman bir yıl  sonunda TARSİM’e sigorta ettirdiğinden 1.200 lira daha az  faiz ödeyecek. Ayrıca sel, don, dolu, yangın gibi doğal afetlere karşı ürünleri devlet garantisinde sigortalanmaktadır. Bunun yanında, doğal afetler ve kuraklık sebebiyle kredi borcunu ödeyemeyen ortaklarımızın kredi borçlarının ertelenmesinde, yasal mevzuat gereğince yalnızca faiz indirimli kredi borçları ertelenebiliyor. Dolayısıyla üreticilerimizin tarımsal varlıklarının TARSİM'e sigorta ettirilmesi şartı, kredi borçlarının ertelenmesi işlemlerinde de aranıyor. "

Genel Müdür Poyraz, üreticilerin, TARSİM kapsamında devlet destekli tarım sigortası yaptırabilmeleri ve düşük faizli tarımsal kredi desteğinden faydalanabilmeleri için bitkisel ürün sigortaları için öncelikle ÇKS'ye, seralar için Örtü Altı Kayıt Sistemi'ne (ÖKS), süt sığırları, besi sığırları, mandalar, koyun ve keçiler ile koç ve tekeler için Veteriner Bilgi Sistemi'ne (TÜRKVET), kümes hayvanları için, İl-İlçe Gıda, Tarım ve Hayvancılık Müdürlüklerine, su ürünleri için Su Ürünleri Kayıt Sistemi'ne (SKS) ve arıcılık (arılı kovan) sigortası için ise Veteriner Bilgi Sistemi'ne ve Arıcılık Kayıt Sistemi'ne (AKS) başvurarak, işletme kaydının yaptırılması veya işletme kaydının güncellenmesi gerektiğini vurguladı.

Genel Müdür Dr. Fahrettin Poyraz 2019-2020 yılı üretim sezonunun bereketi bol ve hasarsız olması temennisinde bulundu.

Pazartesi, 11 Kasım 2019 00:00

81 ilde 11 milyon fidan toprakla buluştu

Written by

Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından hazırlanan Türkiye genelinde gerçekleştirilen "11 Milyon Ağaç; Bugün Fidan, Yarın Nefes" seferberliği kapsamında, Türkiye'nin 81 ilinde 11 milyon fidan toprakla buluşturuldu. Vatandaşların büyük ilgi gösterdiği organizasyon kapsamında iki ayrı alanda dünya rekoru kırılması hedefleniyor.

Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından organize edilen ve Tarım Kredi Kooperatiflerinin de destekçileri arasında yer aldığı proje kapsamında ülke genelinde 11 milyon fidan toprakla buluşturuldu. 81 ilde 2023 noktada aynı anda gerçekleştirilen etkinliğin, Ankara Çakırlar mevkiinde yer alan programına Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan’ın yanı sıra Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, Kazakistan Başbakanı Askar Mamin, Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Muharrem Kasapoğlu, Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli ile çok sayıda vatandaş katıldı.

 

Hedefimiz zümrüt yeşili bir Türkiye

Fidan dikim alanında düzenlenen törende konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, kampanyaya dair bilgiler verdi. Erdoğan, "Bugün burada sizlerle birlikte paylaştığımız şu güzel manzara ülkemizin 81 vilayetindeki 2 bin 23 ayrı noktada aynı anda yaşanıyor. 11.11.2019 tarihinde, saat 11.11'de, toplam 11 milyon fidan ve ağacı geleceğe nefes olması ümidiyle toprakla buluşturuyoruz. Hedefimiz zümrüt yeşili bir Türkiye fotoğrafı ortaya çıkarmaktır" diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Ankara'daki fidan dikim alanından her yaştan, her meslekten, her meşrepten tüm tabiat aşığı kardeşlerime muhabbetlerimi gönderiyorum. Toprakla buluşturduğumuz bu fidanların ülkemiz, milletimiz ve 81 vilayetimiz için hayırlara vesile olmasını Rabbimden niyaz ediyorum" ifadesini kullandı.

 

11 Kasım Milli Ağaçlandırma Günü

Geleceğe nefes seferberliğinin gördüğü yüksek ilgiyle hedeflerini aşarak dünyaya örnek olacak bir kampanyaya dönüştüğünü aktaran Erdoğan, şöyle devam etti:

"Rekorumuz bugün Guinness Rekorlar Kitabı yetkilileri tarafından Çorum'dan takip edilecek ve kayıtlara geçirilecektir. Milletimizin özellikle gençlerimizin ve çocuklarımızın kampanyaya ilgisi bu tarihin ve saatin önümüzdeki yıllarda da 'ağaç günü' olarak değerlendirilmesi fikrini ortaya çıkardı. Biz de bu fikri destekledik ve 11 Kasım'ın Milli Ağaçlandırma Günü olarak ilan edilmesiyle ilgili Cumhurbaşkanlığı kararını geçtiğimiz hafta imzaladım. Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren 11 Kasım Milli Ağaçlandırma Günü'nün ülkemize, milletimize, gençliğimize, çocuklarımıza hayırlı olmasını diliyorum. İnşallah bundan sonra her yıl milletimiz takvimler 11 Kasım'ı ve saatler de 11.11'i gösterdiğinde fidan dikmek üzere belirlenen alanlarda olacaktır."

 

Geleceğe miras

Dede Korkut'un ağacı "Ağaç ağaç dersem sana arlanma ağaç, Mekke ile Medine'nin kapısı ağaç, Musa Kelimin asası ağaç, büyük büyük suların köprüsü ağaç, kara kara denizlerin gemisi ağaç, Zülfikar'ın kını ile kabzası ağaç" ifadeleriyle anlattığını aktaran Erdoğan, "İşte bugün burada diktiğimiz fidanların her birinin ileride nerede, hangi hayırlı iş için kullanılacağını şimdiden bilemeyiz. Onun için ne kadar çok ağaç dikersek geleceğe o kadar büyük miras bırakmış oluruz" şeklinde konuştu.

Ecdadın "Ağaç dalıyla gürler" dediğini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Biz de 82 milyon hep birlikte ortaya koyacağımız eserlerle ve elbette diktiğimiz fidanlarla oluşturacağımız ormanlarla gürlemeyi sürdüreceğiz. Milletimiz hep olduğu gibi bugün de tarih yazıyor. İstiklaline ve istikbaline yönelik saldırılara karşı verdiği mücadeleyle tarih yazıyor, terör örgütlerine karşı tarih yazıyor. Ekonomide, sanayide, ihracatta, turizmde her alanda tarih yazıyor." diye konuştu.

 

17 yılda 4,5 milyar fidan toprakla buluştu

Türkiye'nin orman alanını ve ağaç servetini çoğaltmak, biyolojik çeşitliliği geliştirmek, çevreyi korumak amacıyla 17 yıldır çok büyük yatırımlar yaptıklarını anlatan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"17 yılda toplam 4,5 milyar fidanı toprakla buluşturarak orman varlığımızı 20,8 milyon hektardan 22,6 milyon hektara çıkardık. Böylece erozyonla kaybettiğimiz toprak miktarını yıllık 500 milyon tondan 154 milyon tona kadar düşürdük. Başlattığımız '5 bin köye 5 bin orman' projesiyle bugüne kadar ceviz, badem, zeytin, defne, kestane gibi ağaçlar yetiştirmek için 14 milyon fidanı toprağa diktik. Böylece insanlarımızın topraktan elde ettikleri kazancın artmasını da sağladık. Bizim yeşil sevdamızın adı Cumhuriyet döneminin tamamında yapılan ağaçlandırmanın 1,5 katını 17 yılda yapabilmektir. Tabiat sevgimizin adı yanan alanların 40 katı kadar ağaçlandırma yapabilmektir. Bizim yeşil sevgimizi, ağaç hassasiyetimizi, çevre hassasiyetimizi kimsenin terazisi ölçmeye yetmez. 25 yılı aşan hizmet müktesebatımız bunların eşsiz örnekleriyle doludur."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının sonunda, kampanyaya gösterilen ilgiye teşekkür etti. Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a, ormanlarda doğal olarak yetişen 65 bitki türü kullanarak hazırlanan el yapımı tablo hediye etti.

 

Tarihi rekor

Bakan Pakdemirli, bugün 11 milyon fidanın toprakla buluştuğu tarihi "rekor" etkinliğine ilişkin, "11 milyon fidanla ağaçlandırılan alan 13 bin futbol sahası büyüklüğüne denk geliyor. Bu alan, Türkiye Cumhuriyeti'nin 10 bin 765 kilometrelik kara ve deniz sınırlarının tamamını birer metre arayla fidanlarla çepeçevre çevrelemek demek." ifadelerini kullandı.

Pakdemirli, etkinlikle Türk milletinin vatan toprağına duyduğu sevginin taçlandığını, kampanyayı 11 milyon fidanla sınırlandırmalarına karşın seferberliğe yoğun ilgi gösteren vatandaşların 14 milyona yakın fidanı sahiplendiğini söyledi.

Yoğun ilgiyle kampanyanın bir seferberliğe dönüştüğünü ve bir memleket meselesi haline geldiğini belirten Pakdemirli, "Bundan sonra her 11 Kasım'da milletimizle yine fidan dikimi alanlarında olacağız. Milli Eğitim Bakanımız ile de konuştuk, her 11 Kasım'da okullarımız da fidan dikim alanlarında olacak" dedi.

 

İki Kıbrıs adası kadar orman kazandırıldı

Türkiye'nin orman varlığını artıran nadir ülkelerden biri olduğuna dikkati çeken Pakdemirli, Bakanlık olarak 57 yılda yapılan ağaçlandırmanın 1,5 katını son 17 yılda gerçekleştirdiklerini bildirdi.

Pakdemirli, yanan ormanların 40 misli kadar alanı ağaçlandırdıklarını ifade ederek, şöyle konuştu:

"2002 yılından önce yılda 75 milyon fidan üretilirken biz son 17 yıldır, yılda ortalama 350 milyon fidan üretiyoruz. 2002 öncesinde ülkemiz yüzölçümünün 4'te 1'i orman iken bugün yüzölçümümüzün 3'te 1'ini ormanlık alana ulaştırdık. Yani orman varlığımızı 17 yılda 1,8 milyon hektar alan artırdık. Bugün iki Kıbrıs adası büyüklüğünde orman alanını ülkemize kazandırmış olduk. İnşallah 2023 yılına kadar da ülkemizde 7 milyar fidanı toprakla buluşturacağız. Yani 7 milyarlık dünya nüfusu kadar fidan dikmiş olacağız."

 

11 milyon fidan ile iki rekor birden

11 milyon fidan seferberliğiyle Türkiye'nin Guinness Rekorlar Kitabı'na adını iki rekorla yazdıracağını vurgulayan Pakdemirli, şunları kaydetti:

"232 bin 647 adet fidanla Endonezya'ya ait '1 saatte en fazla fidan dikme dünya rekoru', bugün Çorum'da 1 saatte daha fazla fidan dikimi sonrası Türkiye adına tescil ettirilecek. İkinci rekorumuz için de bugün fidan dikerken çektirdiğiniz bir fotoğrafı 'gelecegenefesalbum.com' adresine yüklemenizi istiyoruz. Böylelikle 'Dünyanın En Büyük Online Fidan Diken İnsan Albümü'nü Guinness'e tescil ettirerek ikinci bir rekora daha milletçe imza atmış olacağız."

Konuşmaların ardından tüm Türkiye’de vatandaşların katılımı ile 11 milyon fidan toprakla buluşturuldu.

Tarım Kredi Kooperatifleri Bölge Birliklerine bağlı kooperatiflerde Kooperatif Müdür Yardımcısı olarak görev yapan 76 personele yönelik olarak “Yöneticilik Kursu” eğitimi düzenlendi.

İnsan Kaynakları Daire Başkanlığı Eğitim Müdürlüğü tarafından düzenlenen eğitim programı kapsamında katılımcılara; kredi, çalışma, muhasebe, kuruluş ve tedarik mevzuatı, pazarlama ve hukuk dersleri verildi.

Eğitim programının açılışına katılan İnsan Kaynakları Daire Başkanı Davut Arpa, kursiyerlerin görüş ve önerilerini dinleyerek, eğitim sonrasında düzenlenecek sınav için kursiyerlere başarılar diledi.

11-22 Kasım tarihleri arasında devam edecek eğitime, Eğitim Müdürü Emre Murat Odacıoğlu da katıldı

Sayfa 7 / 28
We use cookies to improve our website. By continuing to use this website, you are giving consent to cookies being used. More details…