Erdem Aksu

Ege Üniversitesi ve Türkiye Tarım Kredi Kooperatifleri işbirliğiyle, Cumhurbaşkanlığı himayesinde, farklı alanlardan 600 akademisyenin katılımıyla Sağlıklı Yaşamın Geleceği Şurası düzenlendi.

Ege Üniversitesi 50.Yıl Spor Salonu’nda düzenlenen şuranın açılışı, Cumhurbaşkanlığı Sağlık ve Gıda Politikaları Kurulu Başkanvekili Prof. Dr. Serkan Topaloğlu,  Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı Fatih Metin, Tarım Kredi Kooperatifleri Genel Müdürü Dr. Fahrettin Poyraz ve Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak’ın katıldığı törenle gerçekleştirildi.

Cumhurbaşkanlığı Sağlık ve Gıda Politikaları Kurulu Başkanvekili Prof. Dr. Serkan Topaloğlu açılışta yaptığı konuşmada, Türkiye'nin sağlıkta hizmet ve altyapı bakımından iyi durumda olduğunu, Ar-Ge ve inovasyon çalışmalarıyla ilaç ve tıbbi cihazlarda dışa bağımlılıktan kurtulmayı hedeflediklerini bildirdi.

Topaloğlu, sağlık politikalarının geliştirilmesinde bu tür organizasyonların büyük öneminin bulunduğunu ifade etti.

Türkiye'de sağlık altyapısının geldiği konuma dikkati çeken Topaloğlu, şöyle konuştu:

"Özellikle ülkemiz gibi geniş ve kapsayıcı sosyal güvenlik sistemine sahip ülkelerde maliyetlerin yüksek olması, sosyal güvenlik sistemimizi zorlamakta. Bununla baş etmek kolay değil. Biz tüm vatandaşlarımıza bu geniş yelpazede sağlık hizmeti götürmeyi hedefliyoruz. Özellikle geniş kapsamlı sağlık hizmetini sürdürebilmek için mutlaka inovasyonun, sağlıklı yaşam bakış açısının, ülkeye kazandırılması lazım. Şurada alınacak kararların buna katkı sağlayacağını düşünüyorum. Sağlıkta zaten hizmet ve altyapı olarak iyi durumdayız. Özellikle Ar-Ge ve inovasyon çalışmalarıyla yerli ve milli ilaçlar ile tıbbi cihazlar geliştirerek sağlıkta dışa bağımlılıktan kurtulmayı hedefliyoruz." 

 

“Etkin bir gıda kontrolü sağlıyoruz”

Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı Fatih Metin de Türkiye genelinde çiftlikten sofraya tüm gıda zinciri boyunca tamamlayıcı ve etkin bir gıda kontrolü sağlandığını söyledi.

Bakanlık olarak obezite ile mücadele kapsamında tuz ve şeker tüketiminin azaltılması ve tüketicilerin doğru bilgilendirilmesine ilişkin çalışmalara devam ettiklerini dile getiren Metin, 31 Aralık 2019'dan itibaren hazır ambalajlı olarak piyasaya arz edilecek gıdaların etiketinde enerji, yağ, doymuş yağ, karbonhidrat, şekerler, protein ve tuz miktarlarının belirtilmesinin zorunlu olacağını hatırlattı.

 

“Yerli milli tohumları artırma gayreti içerisindeyiz”

Türkiye Tarım Kredi Kooperatifleri Genel Müdürü Dr. Fahrettin Poyraz da sağlıklı yaşamın en temel noktalarından birinin beslenme konusu olduğunu, dolayısıyla doğal ve sağlıklı gıdaları üretme, ulaşma ve temin etme konusunun olmazsa olmaz konulardan olduğunu belirtti.

TÜİK verilerine göre Türkiye’nin sağlık harcamalarının 2018 yılına göre yüzde 17,5 artarak 141 milyar TL’den 165 milyar TL’ye yükseldiğine işaret eden Poyraz, “Aynı zamanda diğer dünya ülkelerinde de olduğu gibi ülkemizde de obezite görülme sıklığı günden güne artmaktadır. Bu seyri değiştirmek adına geleceğimizin teminatı yeni neslimizi sağlıklı beslenme alışkanlığı kazandırmamız gerekmektedir” dedi.

“Biz Tarım Kredi Kooperatifleri olarak sağlıklı beslenmenin en temel şartı olarak tüketilecek ürünlerin tohumdan başlayarak sofraya gelene kadar tüm değerler zincirinin her aşamasının planlanması ve kontrol altına alınması zorunluluğuna vurgu yapmak istiyoruz” diyen Poyraz, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Türkiye’de eğer biz gıdayı, sağlıklı yaşamı konuşacaksak gıda üretimindeki planlamayı, planlama eksikliklerini ve tohumdan başlayarak sofraya kadarki değerler zincirlerinin ne ölçüde kontrol altında olduğunu da konuşmamız gerekiyor.

En başta insan sağlığı açısından çeşitli riskler barındıran GDO’lu ürünlerin kullanılmaması noktasında biz kendi iştiraklerimiz ile sertifikalı tohumculuğu geliştirme ve yerli milli tohumları artırma gayreti içerisindeyiz. Şu ana kadar 33 sertifikalı tohum ve bunun 19 üzerine tanesi de kendi iştirakimize ait yerli yetiştirdiğimiz tohum….

 

“Gübre tüketimini yüzde 25 azaltarak, verimliliği yüzde 60’lara kadar artırdık”

Aynı zamanda bir gerçeğimiz var; ne yaparsak yapalım bugün kimyasal gübre kullanımı var. Diğer taraftan zirai ilaç kullanımı var. Çiftçimizi bilinçlendirmemiz gerekiyor. Doğru yöntemlerle daha az gübre kullanarak daha fazla verim elde etmenin mümkün olduğun göstermemiz gerekiyor. Burada özellikle üniversitelerdeki hocalarımızdan destek bekliyoruz. Biz kendimiz arazide bunun uygulamalarını yapıyoruz. Geçtiğimiz yıl bu şekilde yaklaşık 40 bin çiftçimize ulaştık. Doğru gübre kullanma noktasında gübre tüketimini yüzde 25 azaltarak, verimliliği yüzde 60’lara kadar artabileceğini uygulamalı olarak gösterdik.

Diğer taraftan sadece kimyasal gübre kullanımını azaltmak değil, aynı zamanda organik gübre kullanımını artırmak söz konusu. Kimyasal gübrenin yerine organik gübre kullanımı yaygınlaştırma noktasında da çalışmalarımız devam ediyor. Şuanda da iştiraklerimizle 10 farklı üründe organik gübre kullanımını yaygınlaştırmaya çalışıyoruz.”

 

“Krizantem bitkisinden doğal ilaç geliştirdik”

Zirai ilaç kullanımının doğrudan doğruya sağlıklı beslenmenin önündeki en büyük tehditlerden biri olduğuna dikkat çeken Poyraz, şöyle konuştu: “Zaman zaman da kamuoyunda bu konuyla ilgili olarak bir takım hususlar çıkıyor. İhraç ürünlerinden bir kısmının belli zamanlarda yurt dışından geri iade edildiği hususlarını sıklıkla duyuyoruz. Biz özellikle doğal yollarla elde edilmiş  ‘Krizantem’ bitkisinden elde edilen COBRE KEY isimli bir ilaç geliştirdik. Bin farklı haşereye karşı kimyasal zirai ilaç kullanmaksızın doğal yollarla elde edilen bu ilaçla bu mücadeleyi yapabilecek konumdayız.

Bir diğer husus da hayvan besleme konusu. Bu hususla ilgili olarak ta faaliyetlerimiz var. Biz yemediğimiz ürünleri hayvanlarımıza da yedirmiyoruz.  Bitki beslemede olduğu gibi hayvan besleme noktası da doğrudan doğruya insan sağlığına etki edeceğinden hayvan besleme konusunda ki çalışmaların da geliştirilmesi gerekiyor.”

 

“Üretici ile tüketici arasında köprü olmayı vazife edindik”

Türkiye Tarım Kredi Kooperatifleri olarak sadece üretici tarafında değil, tüketici tarafında da her geçen gün sorumluluklarını artırdıklarını ifaden eden Poyraz, “Yakın zamanda üreticilerimizin ürettiği ürünleri doğrudan doğruya tüketici ile buluşturmaya yönelik çalışmalarımızı hızlandırdık. Bu bağlamda ülke genelinde tüm Kredi Yurtlar Kurumunda konaklayan öğrencilerimizin, kışladaki Mehmetçiğimizin ve Ege Üniversitesi ile yaptığımız protokol çerçevesinde bu üniversitemizdeki personel ve öğrencilerimizin sağlıklı gıdaya ulaşmasında Türkiye Tarım Kredi Kooperatifleri sorumluluk üstlenmiştir. Üretici ile tüketici arasında köprü olmayı vazife edinen Türkiye Tarım Kredi Kooperatifleri, sağlıklı beslenmenin tohumdan sofraya kadar planlanmasından ve kontrol altına alınmasından geçtiğine inanmakta ve çalışmalarını bu doğrultuda sürdürmektedir” diye konuştu

 

"Ege 2055'i hayal etmeye başlamalıyız"

Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak ise üniversite olarak toplumun ihtiyaçları karşısında kayıtsız kalmadıklarını, çözümler geliştirmeye çabaladıklarını belirterek, "Üniversitemizin 100. yılına doğru yol alırken, 'Ege 2055' hedefini hayal etmeye başlamalıyız. Bunun için sağlıklı yaşamanın geleceğini, geleceğe yönelik atacağımız adımları şimdiden tasarlamaya başlamamız gerekiyor. Bu şurada sağlığa, ziraata, spora, mühendisliğe ayrı olarak bakmanın ötesine geçip birbirleriyle etkileşimleri açısından ele alacağız" diye konuştu.

İnteraktif bir katılım yöntemi ile gerçekleştirilen şurada, 60 yuvarlak masada 600 katılımcı eş zamanlı işleyen çalışma grupları halinde gündemindeki konuları hep birlikte değerlendirip fikirlerini dile getirdi.  İki oturum şeklinde yapılan şuranın sabah oturumunda “Sağlığın Geleceği ve Değişim Gündemi ve Üniversite Araçları” tartışıldı. Programın öğlenden sonraki ikinci oturumunda ise “ İyi Yaşamın Merkezi İzmir, Sağlıklı Yaşamın Öncüsü Ege Üniversitesi” konuları ele alındı.

Şuraya Türkiye Tarım Kredi Kooperatifleri iştirakleri Tarım Kredi Birlik, Tareks ve Tarkim de katılarak, ürün ve hizmetlerini tanıttı. Katılımcılara kooperatifler marketlerde satılan yerli ve doğal ürünler ikram edildi.

Toplantının açılışına İzmir Bölge Müdürü Mehmet Aksoy, Tarım Kredi Birlik Genel Müdürü Hasan Hüseyin Demiröz, Tareks Genel Müdürü Burhanettin Korkmaz, Tarkim Genel Müdürü Mehmet Derin, ilgili bölge müdür yardımcıları, personel ile çok sayıda davetli ve basın mensubu katıldı.

 

 

Tarım Orman Şûrası Sonuç Bildirgesi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklandı.

Buna göre;

1) Tarım ve orman politikalarının; stratejik üretim ve sürdürülebilirlik ilkeleri temel alınarak oluşturulması, bütüncül ve entegre bir yöntemle hayata geçirilmesi,

 

2) Tarım sektörünün yapısını iyileştiren, doğal kaynakları ve çevreyi koruyan, en az üç yıllık dönemi kapsayacak, aktif çiftçi odaklı, üretim, kalite, ulaşılabilir fiyatlar ve sürdürülebilirliği esas alan yönlendirici bir destekleme sisteminin oluşturulması,

 

3) Tarımsal işletmelerde küçük, orta ve büyük ölçekli işletme tanımlarının yapılarak faaliyetlerin planlanması,

 

4) Sürdürülebilirlik, verimlilik ve rekabet ilkelerine dayalı, birim sudan maksimum faydayı sağlayacak, tarımsal üretim planlamasının bir devlet politikası haline getirilerek güvence altına alınması,

 

5) Arazi toplulaştırma ve sınıflandırma projelerinin hızlandırılarak on yıl içerisinde tamamlanması, toprak bilgi sistemine dayalı tarımsal arazi kullanım planlarının hazırlanması,

 

6) Atıl tarım arazilerinin üretime kazandırılması için arazi bankacılığı ve birlikte üretim gibi alternatif modellerin oluşturularak yaygınlaştırılması, miras mevzuatı geliştirilerek tarım arazilerindeki intikal sorununun çözülmesi,

 

7) Uzun vadede ortaya çıkabilecek olan risklerin bertaraf edilmesi, ürün çeşitliliği, dış ticarette sürekliliği sağlama, ürün maliyetlerinin düşürülmesi ve en önemlisi Jeopolitik siyaset açısından yabancı ülkelerde stratejik anlamda üretimin teşvik edilmesi için arazi kiralamalarının devam edilmesi, uluslararası tarım ve orman faaliyetlerinin kurumsal altyapıya kavuşturulması,

 

8) Tüm ilgili kurum ve kuruluşlarla etkin işbirliği yapılarak tohumdan sofraya dijital değer zincirinin kurulması, tarım sayımının yapılması ve güncellenebilir veri tabanının oluşturulması,

 

9) Serbest piyasa düzeni içerisinde tarımsal ürünlerde fiyat spekülasyonlarının önüne geçilmesi için stok takip sisteminin oluşturulması, gıda depolarında izlenebilirliğinin sağlanması,

 

10) Tarım Ürünleri Lisanslı Depoculuğu kapsamındaki ürünlerin artırılması, sistemin geliştirilmesi, lisanslı depo işletmelerince tarım ürünlerine dayanılarak oluşturulan elektronik ürün senetleri ticaretinin yaygınlaştırılması,

 

11) Aile işletmeciliğinin sürdürülebilirliğini sağlamak için kadın ve gençlerde girişimciliğin desteklenmesi,

 

12) Bitki ve hayvan hastalıkları ile etkin mücadelede yerli ilaç ve aşı üretiminin teşvik edilmesi,

 

13) Buzağı ölümleri ve döl verimi istatistiklerinde uluslararası ortalamalara ulaşılması,

 

14) Kırmızı et sektöründe küçükbaş hayvan eti tüketiminin özendirilmesi ve pazar payının artırılması,

 

15) Küçük ve büyükbaş hayvancılıkta halk elinde ıslah ve benzeri projelerle yerli ırklarımızın muhafaza ve ıslahına yönelik çalışmaların artırılması,

 

16) Mera hizmetlerinin yürütülebilmesi, mera niteliği taşıyan alanların tespit ve tahdit çalışmalarının ivedilikle tamamlanması, üreticiler ve üretici örgütlerine tahsis edilmesi, mera ıslahında kullanılacak bitki tohumları geliştirme çalışmalarının teşvik edilmesi,

 

17) Büyükşehir belediyelerinde mahallelerin kırsal ve kentsel olarak yeniden yapılandırılması, kırsal mahallelerde köy tüzel kişiliği yapısının korunması, kırsal yaşamın Tarım ve Orman Bakanlığı bünyesinde bütüncül ve entegre bir bakış açısıyla koordine edilmesi,

 

18) Su ürünlerinde balık işleme sektörünün geliştirilmesi, pazarlama ve marka tescilinin desteklenmesi, ihracatın ve yerli tüketimin artırılması,

 

19) Yetiştiricilikte ve avcılıkta alternatif su ürünleri türleri ile üretim ve verimliliğin sürdürülebilirlik ilkeleri çerçevesinde artırılması,

 

20) Tarımsal verimliliğin artırılması ve kaynakların daha etkin kullanılması için bilişim teknolojisini tarım sektörüne entegre ederek Akıllı Tarım Uygulamalarının yaygınlaştırılması, Akıllı Tarım konusunda yetişmiş çiftçi/mühendis/ara eleman sayısının özel programlar uygulanarak artırılması,

 

21) Sertifikalı tohum kullanımının yaygınlaştırılması çalışmalarına devam edilmesi,

 

22) Ülkemizin yerel hazinesi olan ata (yerel) tohum çeşitlerinin korunması, geliştirilmesi ve ticarete kazandırılması,

 

23) Gıda ve yem güvenliği, halk sağlığı, bitki sağlığı, hayvan sağlığı ve refahını sağlamak amacıyla tohumdan sofraya tüm zincirde etkin bir izlenebilirlik sağlanması ve denetim sisteminin etkinliğinin arttırılması,

 

24) Tarım ve ormancılıkta İklim değişikliği ile önemi daha çok artan meteorolojik bilginin üretimin her aşamasında etkin kullanılması, iklim değişikliğinin etkilerini izlemeye ve araştırmaya yönelik faaliyetlerin arttırılması ve olası etkileri engellemeye yönelik eylem planlarının geliştirilmesi,

 

25) Toprak ve su kaynaklarının sürdürülebilir yönetim ilkeleri çerçevesinde kullanılması, korunması ve izlenmesinin sağlanması,

 

26) Ülkemiz su kaynaklarının daha etkin ve daha verimli yönetilebilmesi, ihtiyaç duyulan hukuki alt yapının sağlanabilmesi amacıyla Su Kanununun çıkarılması,

 

27) Yeni sulama yatırımlarının ve rehabilitasyon projelerinin önümüzdeki 25 yılda tamamlanması, tarımda suyun etkin ve verimli kullanılmasının sağlanması,

 

28) Ar-Ge ve inovasyonda kaynakların daha etkin kullanılması için kamu, özel sektör ve üniversiteleri de kapsayacak yeni bir kurumsal altyapının oluşturulması,

 

29) Tarım ve ormancılıkta yerli genetik kaynakların ve biyoçeşitliliğin tespit, korunma, ıslah ve yaygınlaştırılması çalışmalarının artırılması,

 

30) Tarım ve orman ürünlerinde kalite ve standardizasyon çalışmalarının tamamlanması, sertifikasyon çalışmalarının yaygınlaştırılması,

 

31) Ülkemizde yetiştirilen ve uluslararası piyasalarda yüksek oranda talep gören tarım, gıda ve ormancılık ürünlerinde ihracat gelirlerini arzu edilen seviyelere çıkarmak için marka, kalite, standardizasyon, tanıtım ve özendirme çalışmalarının desteklenmesi, dünya üretiminde lider konumda bulunduğumuz ürünlerin tanıtım faaliyetlerinin profesyonel düzeyde yapılması ve pazar paylarının artırılması,

 

32) Tarım ve ormancılıkta iş sağlığı ve güvenliği uygulamalarının yaygınlaştırılması,

 

33) Tarım ve ormanla ilgili tüm mevzuatın bütüncül olarak değerlendirilmesi, yalın ve çelişkisiz bir mevzuat yapısının oluşturulması,

 

34) Kayıt, nakliye, hayvan pazarları ve mezbaha alt yapımızın yenilenerek, hayvan hareketlerinde etkin kontrolün sağlanması,

 

35) Tarımsal girdi ve finansman ihtiyacını karşılayan sözleşmeli bitkisel ve hayvansal üretim modellerinin desteklenmesi ve yaygınlaştırılması,

 

36) Arı ürünleri üretiminde verimliliğin artırılması ve katma değerli arı ürünlerinin çeşitlendirilmesi, bal harici ürünlerin eğitimlerinin yaygınlaştırılması, tüketiminin artırılması

 

37) Atık yönetiminde sıfır atık hedefine ulaşmak için geri dönüşüm tesislerinin artırılması, atıkların değerlendirilmesine yönelik Ar-Ge projelerinin desteklenmesi,

 

38) Coğrafi işaretli ürünler, markalaşma ve katma değerli üretim ile pazar çeşitliliğinin artırılması, coğrafi işaretlerin yönetişim ve denetleme süreçlerinin gözden geçirilerek mevzuatın tamamlanması,

 

39) Kadastrosu kesinleşen ormanların tapuya tescilinin tamamlanarak, orman sınırı dışına çıkarılacak yerlerin tayin ve tespiti (2/B) çalışmalarında yaşanan mülkiyet sorunlarının giderilmesi,

 

40) Uluslararası standartlara uygun Ulusal orman envanterinin tamamlanması,

 

41) Ülkemizin uluslararası arenada orman fidanı üretim ve pazarlama merkezi haline getirilmesi,

 

42) Ahşap kullanımının yaygınlaştırılması, yapısal ahşap standartlarının belirlenmesi ve ahşap yapı mevzuatının düzenlenmesi,

 

43) Doğal kaynakların ve biyolojik çeşitliliğin tespit, korunma, geliştirme ve izlenme çalışmalarının sürdürülmesi,

 

44) Orman köylülerinin gelir seviyelerinin artırılması için odun dışı orman ürünlerinin çeşitlendirilmesi ve tarımsal ormancılığın teşvik edilmesi,

 

45) Tarımsal üretimde ve ormancılık faaliyetlerinde yenilenebilir enerji sistemleri kullanımının yaygınlaştırılması,

 

46) Başta çiftçilik olmak üzere Tarım ve Ormancılık sektöründe yürütülen faaliyetler için meslek standartlarının oluşturulması, çiftçilik mesleki eğitim kurumlarının açılması ve eğitim alan gençlerin teşvik edilmesi, tarım ve ormancılıkta mesleki eğitimin geliştirilmesi,

 

47)Organik ve organomineral gübre üretiminin ve kullanımının teşvik edilerek kimyasal gübre ithalatının ve çevre kirliliğinin azaltılması, biyolojik ve biyoteknik mücadelenin yaygınlaştırılması,

 

48) Üretici Örgütlerinin girdi temini, üretim ve pazarlama aşamalarında etkinliklerinin arttırılması için yönlendirilmesi,

 

49) Gıdada bilgi kirliliğinin tanım ve çerçevesinin belirlenmesi, bilgi kirliliği çıkaranlara cezai yaptırım uygulanması için yasal mevzuatın çıkarılması,

 

50) Beslenme okuryazarlığının artırılması,

 

51) Gıda kayıp ve israfının önlenmesine yönelik ulusal politikaların geliştirilmesi, ulusal ve uluslararası iş birliklerinin artırılması,

 

52) Gıdada taklit ve tağşiş cezalarının etkin caydırıcılığı için mevzuatta düzenleme yapılması,

 

53) Deneyim ve teknik bilgi değişimi amaçlı uluslararası projelerin teşvik edilmesi,

 

54) Orman içi ve kenarındaki mesken ve işyeri ruhsatlandırılmalarında yangın güvenliği açısından gerekli yasal düzenlemelerin oluşturulması,

 

55) Orman yangınlarına müdahalede yüksek teknoloji ve yapay zekâ uygulamalarının kullanılması,

 

56) Kamu kurum ve kuruluşları tarafından yürütülen tarım ve ormancılık faaliyetlerinde denetimli serbestlik kapsamında kamuya yararlı işte çalışma cezası alan hükümlülerin kullanılması,

 

57) Çölleşme ve erozyonla mücadelenin etkin ve verimli bir şekilde yürütülmesi; uluslararası kuruluşlarla etkin işbirliği yapılması,

 

58) Tarım sektörünün en önemli problemi olan risk ve belirsizliğin azaltılması için gelir garantili ürün sigortasının çıkarılması,

 

59) Tarım, orman ve suyun yönetiminin aynı çatı altında toplanmasından doğan sinerjinin bölgesel dinamiklerle en etkin şekilde ekonomiye yansıtılması için bölge veya havza bazlı yönetim modeline geçilmesi,

 

60) Bir sonraki Tarım Orman şurasının 2024 yılında toplanması önerilmiştir.

 

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe Millet Kültür ve Kongre Merkezi'nde, Tarım ve Orman Bakanlığınca düzenlenen "3. Türkiye Tarım Orman Şurası" kapanış programında katılımcılara hitap etti.

Şura'nın düzenlenmesinde emeği geçenlere teşekkür eden Erdoğan, 15 yıl aradan sonra "ortak akıl buluşması" temasıyla düzenlenen şura boyunca Türk tarımı ve ormancılığı ile ilgili son derece verimli, kapsamlı tartışmalar yapıldığını, sektörün tüm paydaşlarının görüşlerini, eleştirilerini ve geleceğe dair önerilerini özgür bir şekilde ifade imkânı bulduğunu bildirdi.

Erdoğan, şuradaki 21 ayrı çalışma grubunda bitkisel üretimden hayvan sağlığına, desteklemeden gıda güvenliğine, orman hukukundan balıkçılık ürünlerine, tarımda teknolojik dönüşüme kadar çok geniş bir yelpazede kısa, orta ve uzun vadeli stratejilerin belirlendiğini dile getirdi. 

Türkiye'nin tarım ve ormancılığını geliştirmek, sıkıntılarına çözüm bulmak için şuraya 50 binin üzerinde görüş iletildiğini aktaran Erdoğan şöyle devam etti:

"Bunun yanında 81 ilde düzenlenen toplantılara sektörle ilgili 7 bini aşkın insanımız katıldı. Bu özellikleriyle 3. Tarım ve Orman Şurası, şimdiye kadarki en geniş katılımlı şura olarak kayıtlara geçti. Gerek şura sırasında sektör temsilcilerinin gerekse dijital platformlarda halkımızın dile getirdiği her bir görüşün başımızın üzerinde yeri vardır. Biz ülkemize dâhil her meselede istişare kültürüne, danışmaya daima önem veren bir kadroyuz. Bizim için değişmez hüküm, 'Her işinizde istişare ediniz...' Siyasetten ekonomiye, turizmden tarıma kadar her alanda 'Bin bilsen de bir bilene danış' prensibiyle hareket ettik." 

"Geleceğimizi Aydınlatacak En Önemli Adım"

3. Tarım ve Orman Şurası'nın da temel ilkesinin de istişare olduğunu vurgulayan Erdoğan, "Şura'da alınan kararlar milletimizin, uzmanların, sektör temsilcilerinin ve şu anda bu millet sarayında, özellikle millet evinde sizlerle birlikte bu çalışmayı yapmak, geleceğimizi aydınlatacak en önemli adımdır." ifadesini kullandı.

Uzaktan eleştirmek yerine konuya bizzat müdahil olan, kanaatlerini açık yüreklilikle paylaşan herkese katkıları için teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Alınan kararların tarım ve ormancılık sektörümüzün önümüzdeki 5 yılına istikamet çizeceğine inanıyorum. Elbette karar almak önemlidir ama asıl mesele alınan kararları takip edip hayata geçmesini sağlamaktır. Uygulamaya ve politikaya dönüşmeyen her karar, ne kadar güzel, ne kadar güçlü, ne kadar ufuk açıcı olursa olsun havada kalmaya mahkûmdur. Çiftçimizin, üreticimizin, rızkını topraktan çıkaran tarım emekçilerimizin hakkını ancak bu şekilde ödeyebiliriz.

Türk tarım ve çok daha ilerilere taşımak istiyorsak ortak akılla şekillendirdiğimiz şura kararlarını yine ortak bir çabayla uygulamaya koymamız gerekiyor. Tabii tarımcılık, bunun yanında hayvancılık bütün bunlarla beraber, gerek süt ve süt mamullerinde gerek et ve et mamullerinde atılacak adımlarla inanıyorum ki bu sektörde sizler çok ciddi sınavları veriyorsunuz ve vermektesiniz."

"Tüm Kararların Takipçisi Olacağım"

Cumhurbaşkanı olarak Türk tarımını geliştirecek, Türk çiftçisinin güçlendirecek tüm kararların yakından takipçisi olacağını vurgulayan Erdoğan, "Evvelki akşam Ziraat Bankası Genel Müdürümüzle de etraflıca görüştüm ve bu görüşmeden sonra da Ziraat Bankamız, inşallah çiftçilerimizle çok daha etraflıca geniş kapsamlı ve kredide bugüne kadar alışılmışın dışında bir dayanışmayı sürdürecektir. Belki de sizlerle ortaklığa girecek bu tür adımları atacak." dedi.

Artık hayvan ithali yapılmasını istemediklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:

"Zaten biliyorsunuz bütün bunlarla beraber bu konuda atılmış çok kararlı adımlarımız var. İnşallah Anadolu, 'Ana' olarak her alanda görevini yerine getirecek. Dünyamız, iletişim ve ulaşım teknolojilerinde yaşanan ilerleme sonucunda çok büyük bir dönüşüm geçiriyor. Hayatımızın her alanında teknoloji devriminin olumlu veya olumsuz yansımalarına şahit oluyoruz. 15-20 yıl öncesine kadar üzerinde yeterince durmadığımız iklim değişikliği, obezite, göç, gelir adaletsizliği, kuraklık ve küresel ısınma gibi birçok mesele bugün artık insanlığın ana gündem maddeleri haline geldi.

Coğrafi konumu veya gelişmişlik düzeyi ne olursa olsun dünyadaki tüm ülkelerin bu sorunlarla bir şekilde yüzleştiğini görüyoruz. İklim değişikliği sadece dünyayı en fazla kirleten gelişmiş devletleri değil Afrika kıtasındaki fakir ülkeler başta olmak tüm insanlığı etkiliyor. Biz de bu olumsuzluklardan etkilenen ülkeler arasındayız. Yüce Allah'ın tüm insanlığa emaneti olan tabiat, özellikle Batılı büyük şirketler eliyle tarihte belki de hiç olmadığı kadar hoyratça kullanılıyor, adeta talan ediliyor.

Verimli tarım alanlarının azaldığı, su kaynaklarının giderek kıtlaştığı, denizlerin kirlendiği, iklimlerin değiştiği, hava olaylarının öngörülemez hale geldiği ürkütücü bir dönemin içindeyiz. Bu yeni dönemin alametifarikalarından biri de toprağın, suyun, tarım alanlarının stratejik öneminin ve rekabetinin artmasıdır. Geçtiğimiz asırda yeraltı kaynakları için yürütülen mücadelenin aynısı bugün tarım alanlarının ve su kaynaklarının kontrolü için veriliyor." 

İktidara geldikleri günden itibaren tarım alanlarının geliştirilmesine, su kaynaklarının korunmasına, orman varlıklarının güçlendirilmesine özel önem verdiklerini aktaran Erdoğan, tarımsal üretimi, ekonomik boyutunun çok ötesinde stratejik bir sektör olarak değerlendirdiklerini vurguladı.

Bundan sonra da aynı hassasiyetle yollarına devam edeceklerine işaret eden Erdoğan, şunları kaydetti:

"Türk tarımını, küresel tarım ve gıda şirketlerinin güdümüne sokacak her türlü teşebbüsün karşısındayız. Tarım topraklarımızın miras yoluyla bölünmesini gelin birlikte engelleyelim. Bakın iktidara geldiğimizden bu yana hep bunun gayreti içerisindeyiz. Bunu engelleyelim istiyoruz. Çünkü özellikle tarımda bu parçalanmayı, bölünmeyi engelleyebildiğimiz zaman hep birlikte ailece de milletçe de güç kazanırız. Çiftçimize her türlü araç-gereç, gübre, tohum desteği verelim. Ürünlerin en iyi şekilde değerlendirilmesini sağlayalım. Bu konuların hepsinin arkasındayız, yanındayız. Ama Türk tarımını küresel şirketlerin sadece kar odaklı çalışan çarkı içinde kesinlikle ezdirmeyeceğiz. Tarımda milli güvenliğimize özellikle öncelik vermeyen her türlü projeye, her türlü dönüşüme, karına-zararına bakmaksızın karşı olduğumuzu altını çizerek bir kez daha ifade etmek istiyorum."

Son 17 yılda Türkiye'ye ekonomide, turizmde, sağlıkta, savunmada nasıl çağ atlatıldı ise tarım ve hayvancılık alanında da Türkiye'yi ilklerle tanıştırdıklarını vurgulayan Erdoğan, tarım sektörünü yılların ihmalinden, öngörüsüzlüğünden kurtarmak için yeni üretim ve destekleme modellerini devreye aldıklarını anımsattı.

"Devlet Yalan Söylemez"

Çiftçilere bugüne kadar toplamda 137,7 milyar lira tutarında tarımsal destek verdiklerini bildiren Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Bakın hayali rakamlar söylemiyorum, yaptıklarımızı söylüyorum. Bakanlığımızın 2020 yılı bütçesinin yüzde 54,5'ini tarımsal desteklere ayırdık. Yani bir önceki yıla göre, tarımsal desteklerimizi yüzde 36,7 oranında artırdık. Tarımsal Gayrisafi Yurt İçi Hasılamız, 37 milyar liradan 2018 yılında, bu rakam da çok önemli, 213,3 milyar liraya ulaştı. Şimdi ana muhalefetin başı zaman zaman çıkıyor saçma sapan bir şeyler konuşuyor. Bak buradan şimdi yine açıklıyorum. Benim rakamlarım resmi rakamlardır. Gazete kupürlerinden toplanan rakamlar değildir. Devlet yalan söylemez. Devlet gerçeği söyler, ben de bunu söylüyorum. Biz tarımsal hasılada dünyada yedinci, Avrupa'da ise birinci sıradayız. Fındık, kiraz, incir, kayısı ve ayva üretimde dünya lideriyiz. Dünyanın 195 farklı ülkesine bin 690 tarım ürünü ihraç ediyoruz. Sebzede üretimin talebi karşılama oranı yüzde 107'ye çıktı. Meyve ürünlerinin tamamına, yakınında kendimize yeter durumda olduğumuzu görüyoruz, göreceğiz. CHP Genel Başkanı'nın sürekli istismar ettiği buğday konusunda, göreve geldiğimizde üretimimiz, iç talebi dahi karşılayamazken, şimdi yüzde 112 gibi çok büyük bir oranı yakaladık. Fakat bunlardan anlamaz, buğdayı göster tanımaz. Böyle bir durum var."

Tarımsal ürün ihracatının, 3,7 milyar dolardan 17,7 milyar dolara çıkarıldığını belirten Erdoğan, tarımda dış ticaret fazlasının 4,8 milyar dolar gibi ciddi bir rakama ulaştığına işaret etti.

Topraksız tarım yapılan teknolojik sera sayının, bin 413'e yükseltildiğini dile getiren Erdoğan, modern seralarda üretilen ürünlerin yüzde 90'ının ihraç edildiğini söyledi.

"145 bin Ton Olan Tohum Üretim Miktarı 1 Milyon Tona Çıktı"

Organik ürün sayısının, 150'den 213'e çıkarıldığını ve bu ürünlerin yurt dışına da pazarlanarak, 2018'de 361 milyon dolar gelir elde edildiğini bildiren Erdoğan, şu bilgileri verdi:

"Aynı şekilde, 145 bin ton olan tohum üretim miktarı 1 milyon tona çıktı. 20 yıl önce 'Acaba Avrupa'da, Amerika'da nerede tohum buluruz da biz bunu çiftçimize dağıtırız' diye koşturup duruyorduk. Şimdi neredeyiz? Başka bir adım attık. Tohum ihracatımızı, 11 kat artırarak 102 bin tona, ihracat rakamımızı ise 152 milyon dolara yükselttik. Bu dönemde, alan bazında tarımsal üretimin yerli tohumdan karşılanma oranı ise yüzde 80 oldu. ATA Tohumu Projesi ile ülkemiz gen kaynaklarını oluşturan bitki çeşitlerinin koruma altına alınmasını sağlıyoruz. Bu çok önemli. Dünyanın üçüncü büyük tohum gen bankasını, 250 bin örnek kapasitesiyle Ankara'da hizmete açtık. Bugün itibarıyla gen bankasında 3 bin 400 türe ait 121 bin örnek muhafaza altındadır. Bunun yanında, genç nüfusun köyde yatırım yapması ve tarımsal nüfusun gençleşmesini sağlamak için köye dönüş projesini başlattık. Genç çiftçilerimize kişi başı 30 bin lira tutarında hibe desteğini, 2016-2018 yılları arasında devreye aldık."

Tarım ve hayvancılıkta bu adımları atarken, ormanları da asla ihmal etmediklerinin altını çizen Erdoğan, ülkenin orman alanını ve ağaç servetini çoğaltmak, biyolojik çeşitliliği geliştirmek ve çevreyi korumak için ciddi yatırımlar yaptıklarını belirtti.

"Onlar Yakarken, Biz de Onların Kolunu Kırmaya Devam Ettik"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bu yıl maalesef bölücü terör örgütü, ormanlarımızı yaktığını bizzat itiraf etti. Onlar yakarken, onlar sakallarımızı keserken, biz de işte açık net onların kolunu kırmaya devam ettik. Malum 11. ayın 11'inde, saat 11.00'de, 11 milyon fidanı ve ağacı tüm Türkiye'de diktik. Bu böylece devam edecek." diye konuştu.

Operasyonel zaman tasarrufu, ortak memnuniyeti ve etkin müşteri ilişkileri yönetimi amacıyla kurulan Tarım Kredi Çağrı Merkezi 444 48 55 (444 4 TKK), açıldığı günden bu yana 120 binden fazla ortakla iletişim sağladı.

Türkiye Tarım Kredi Kooperatifleri ve AssisTT işbirliği ile 2019 yılı Ocak ayında Samsun’da hizmete açılan, Tarım Kredi ürün ve hizmetleri ile ilgili öneri, talep ve şikâyetlerin en kısa sürede sonuçlandırılması hedeflenen çağrı merkezi ilk yılında büyük ilgiyle karşılaştı.

2020 Ocak ayında kuruluşunun birinci yılını dolduracak Tarım Kredi Çağrı Merkezi, Tarım Kredi Kooperatiflerinin teknoloji temelli etkin bir müşteri ilişkileri yönetimi sağlamasına katkı sağlamaya devam ediyor.

Oluşturduğu bilgi rezervi ile de stratejik hedeflerinin belirlenmesinde önemli rol oynayan çağrı merkezi kısa sürede büyük ilgiyle karşılaştı. Ürün ve hizmetler ile ilgili bilgilendirmeler yapılan, yeni ortak kaydedilmesi, aktif olmayan ortaklarla temas kurularak geri dönüşünün sağlanan çağrı merkezinde özel pazarlama faaliyetleri de uygulanıyor.

Operasyonel zaman tasarrufu, kurumsallık imajı ve güven unsuruna katkı sağlaması amacıyla kurulan ve özellikle ortak memnuniyeti ile etkin bir müşteri ilişkileri yönetimi için açılan çağrı merkezi kısa sürede on binlerce ortağa ulaştı.

444 48 55 (444 4 TKK) Tarım Kredi Çağrı Merkezine yapılan bilgi, talep ve şikâyet çağrıları, öncelikle müşteri temsilcileri tarafından sonuçlandırılarak kapatılıyor. Müşteri temsilcilerinin sonuçlandıramadığı aramalar ise konusuna göre Genel Müdürlük ilgili birimlerine ve şirketlere yönlendiriliyor.

Faaliyete geçtiği günden bu yana ülke çiftçisinin artan memnuniyeti ve ilgisi ile birlikte Çağrı Merkezince 15 bin çağrı cevaplanırken, teşkilat birimlerinin talep ettiği konularda 120 binin üzerinde ortak ile iletişim kuruldu.

Türkiye Tarım Kredi Kooperatifleri Merkez Birliği Bilgi İşlem Daire Başkanlığı, kooperatif çalışanlarının iş süreçlerini kolaylaştırıp kısaltarak, zaman ve iş gücü tasarrufu sağlayacak “Ortak Profil Yönetimi Sistemi”ni devreye aldı.

 

Tarım Kredi Kooperatifleri tarafından kullanılan otomasyon sistemi (E-KOOP) üzerinde yapılan geliştirme ve güncelleme çalışmaları devam ediyor. Son olarak Bilgi İşlem Daire Başkanlığınca hazırlanan CRM (Müşteri İlişkileri Yönetimi) içerikli Ortak Profil Yönetimi ekranı kooperatiflerde devreye alındı.

Kooperatif ortaklarına ait tüm bilgilerin görülebildiği ve işlemlerin aynı dinamik ekrandan yapılabildiği, birçok yönlendirme, uyarı ve hatırlatmaların da yer aldığı sistemle kooperatif çalışanlarının ortaklarla ilgili iş süreçleri kısalacak. Kurumsal performansı da etkileyecek olan sistem sayesinde zaman ve iş gücünden de tasarruf sağlanacak.

 

Sahadan bilgi ve öneriler toplanarak hazırlandı

Ortak Profil Yönetim Sistemi, Bilgi İşlem Daire Başkanlığınca yapılan çalıştay ve kooperatif saha ziyaretleri sonucunda toplanan geri bildirimlerle geliştirildi. Devreye alınan sistemle kooperatif ortakları ile ilgili uygulama üzerinde yapılan iş süreçleri daha hızlı ve tek noktadan kolaylıkla yürütülebilecek.

 

Yapay zeka çalışmaları yapılıyor

Sisteme yönelik ilerleyen zamanlarda devreye alınması planlanan çalışmalar ise sürüyor. Sistemin mevcut halinde kredilendirme aşamasında; kişi hakkında her türlü detaylı bilgi edinerek karar verme, ödeme alışkanlığı ve kredinin güvenilirliği konusunda fikir sahibi olma gibi birçok sonuca varılan verilerin aynı anda görülebilmesi sağlandı. Muhasebe ve satış verilerinden, anlık strateji üretilebilmesine olanak tanındı.

 Kişiye özgün sigorta yönlendirmesinin yapıldığı yönetim ekranında; ortak olmayan çiftçilere ait bilgilere de dış kurum internet servisleri ile erişilerek tek tuşla hızlı ortak kaydı yapılabilmesi ve sistemsel karar-destek mekanizmalarının oluşturulmasına yönelik yapay zekâ çalışmaları yapılıyor.

 

Memnuniyetle karşılandı

Kooperatif ziyaretleri sırasında toplanan öneri ve talepler ile geliştirilen sistem, devreye alınmasından itibaren büyük ilgi gördü. Kooperatif çalışanlarının memnuniyetine ilişkin çok sayıda geri bildirim alınan projede, personel görüş ve önerileri anlık değerlendirilirken, güncellemeler hızlı şekilde yapılıyor.

 

Sistemin getirdiği kolaylıklar

Ortak Profil Yönetimi Sistemi ile;

  • Personel iş yükünü en aza indirme,
  • E-KOOP’ta hızlı ve daha etkin işlem yapabilme,
  • Kolay kullanım,
  • Farklı modüllere ait bilgilerin aynı anda sunularak, kıyas ve yorum mekanizmalarının çalıştırılabilmesi,
  • Zaman ve iş gücünden tasarruf,
  • Uyarılar ve hatırlatmalarla dikkat çekerek hata ve risklerin en aza indirilmesi,
  • Kullanıcı memnuniyetin artırılması,
  • Kurumsal ve bireysel performans artışı,
  • Karar-destek sistemleri ile yeni ortak kaydı, satış, sigorta, kredi kullanım ve tahsilat artışları sağlanması hedefleniyor.
Sayfa 1 / 15
We use cookies to improve our website. By continuing to use this website, you are giving consent to cookies being used. More details…