Erdem Aksu

Tarım ve Orman Bakanlığı Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar (TAGEM) ile Türkiye Tarım Kredi Kooperatifleri şirketlerinden Tareks Tohumculuk arasında Ar-Ge projeleri ve tohumculuk faaliyetleri alanında işbirliği protokolü imzalandı.

TAGEM ile Türkiye Tarım Kredi Kooperatiflerine bağlı Tareks Tohumculuk arasında işbirliği protokolü imzalandı. İmzalanan protokolle Ar-Ge projeleri ve tohumculuk faaliyetleri alanında işbirliği yapılması hedefleniyor. Düzenlenen imza törenine TAGEM Genel Müdürü Özkan Kayacan, Tarım Kredi Kooperatifleri Genel Müdürü Dr. Fahrettin Poyraz ile Tareks Tohumculuk Genel Müdürü Burhanettin Topsakal katıldı.

İmza töreninde konuşan Tarım Kredi Kooperatifleri Genel Müdürü Dr. Fahrettin Poyraz, protokol ile uzun soluklu bir süreç başlatıldığını söyledi. Tohumculuğun yılları aşan bir süreç olduğunu belirten Poyraz, "Tohumculuk dediğiniz zaman bugünden yarına sonuç alınan bir süreçten bahsetmiyoruz. Tarım Bakanlığımızın, TAGEM olarak bu konuda ciddi bir tecrübesi, alt yapısı var ve tohum ıslahı konusunu önemsediklerini biliyoruz. Biz bu anlamda üretilen tohumların ülke çiftçisiyle buluşturulması noktasında elimizden gelen çabayı göstereceğiz. Bu işbirliğinin ülkemize, tarım sektörüne hayırlar getirmesini temenni ediyorum. Ayrıca emeği geçen ve geçecek olan tüm arkadaşlarıma da teşekkür ediyorum" dedi.

TAGEM Genel Müdürü Özkan Kayacan ise, "Islah zor bir süreç, bazı bitkilerde 10 yıla yakın ıslah süreci var. Bunun sonrasında ticarileştirmede çok büyük sıkıntılar yaşıyoruz, ticarileştirme noktasında Tarım Kredi’ye güveniyoruz. Bu çalışmaların çok daha seri olması adına, ticarileşmesi adına 5-6 aydır görüşmelerimiz devam etmekteydi. Bugün nihai noktayı koyuyoruz. Islah zor bir süreç, bazı bitkilerde 10 yıla yakın ıslah süreci var. Bunun sonrasında ticarileştirmede çok büyük sıkıntılar yaşıyoruz, ticarileştirme noktasında Tarım Kredi’ye güveniyoruz" şeklinde konuştu.

Konuşmaların ardından işbirliği protokolü imzalandı.

Tarım Kredi Kooperatifleri Bölge Birliği Müdürlüklerinde görev yapan 18 kontrolör yardımcısı için sözlü ve yazılı yeterlik sınavı yapıldı.

Tarım Kredi Kooperatifleri Genel Müdürlüğünde 25-26 Mart tarihlerinde 18 kontrolör yardımcısı yazılı yeterlik sınav düzenlendi. Yazılı sınavda başarılı olan kontrolör yardımcıları 28 Mart tarihinde mülakata katıldı. Başkanlığını Genel Müdür Yardımcısı Muaz Saka’nın yaptığı komisyonda; Rehberlik ve Teftiş Kurulu Başkanı Murat Yılmaz, İnsan Kaynakları Daire Başkanı Fatih Zekeriya Yerlikaya, Başmüfettiş Abid Cengiz ve Ankara Bölge Birliği Başkontrolörü Oğuzhan Akyol yer aldı. Komisyon tarafından yapılan değerlendirmeler sonucunda başarı gösteren kontrolör yardımcıları, bölge birliklerinde kontrolör unvanıyla görev yapacak.

Tarım alanında teknolojiye yaptığı yatırımlarla sektördeki gelişmelere yön veren Tarnet, Akaryakıt Otomasyon Sistem markası TARPET ile Petroleum İstanbul Fuarı’nda yerini aldı.

28-30 Mart 2019 tarihlerinde Beylikdüzü Tüyap’da enerjiyle ilgili kuruluşlarla bir araya gelen Tarnet, ürettiği katma değerli çözümleri fuarda 12 Holl C-170 standında katılımcılara tanıttı.

Fuarın açılışına katılan Türkiye Tarım Kredi Kooperatifleri Genel Müdürü Dr. Fahrettin Poyraz, “Tarımın ve çiftçimizin dijital dönüşümüne katkı verecek her uygulamanın takipçisi olduklarını” belirtti.

“Tarım Kredi Kooperatifleri şirketlerinden Tarnet’in bugüne kadar geliştirdiği yazılım uygulamaları ile birlikler ve iştirakler arasında verimliliği sağladığı”nı vurgulayan Poyraz, “Akaryakıt sektöründe Tarpet markasıyla Türkiye genelinde 81 il, 919 ilçe ve 2055 noktada 31 mobil araç ve 53 profesyonel teknik ekiple hizmet” verdiğini belirtti.

Poyraz fuar süresince, Tarpet standında yer alan Mobil Otomasyon, Taşıt Tanıma Otomasyonu, Pompa Otomasyonu, Tank Otomasyonu, Tanker Otomasyon ve Akaryakıt Alt Yapı Sistemlerini inceledi ve Tarnet Genel Müdürü Huzeyfe Yılmaz’dan bilgi aldı.

Tarım teknolojileri alanındaki gelişmeleri değerlendirerek tarım ekosistemini güçlendirmeyi amaçlayan Tarnet, Türkiye’nin her yerine 2 saat için çözüm üretebilen lojistik ağı sahip markası Tarpet’in tecrübesini kamu kuruluşlarına ve özel sektöre de kazandırarak yeni pazarlara açılmayı hedefliyor.

Tarım Kredi Yem tarafından İzmir’in Tire ve Ödemiş ilçelerinde yapılacak tesislerin temeli Tarım ve Orman Bakanı Dr. Bekir Pakdemirli’nin katıldığı törenle atıldı.

Tarım ve Orman Bakanı Dr. Bekir Pakdemirli, İzmir programı kapsamında Tarım Kredi Yem tarafından Tire'de organize sanayi bölgesinde yaptırılacak karma hayvan yemi fabrikasının temel atma törenine katıldı. Burada konuşan Pakdemirli, Türkiye'nin zor bir ev ödevi olduğunu, bunun bir araya gelinerek yapılabileceğini, bu noktada kooperatiflerin de çok önemli bir rolü bulunduğunu söyledi.

Tarım Kredi Kooperatifleri ile bakanlığının artık daha fazla el ele yürüyeceğini, üretici ve tüketiciye fayda sağlayacak şekilde bu kuruluşun eksiklerini gidereceklerini aktaran Bakan Pakdemirli, bugün üreticiye önemli faydaları bulunacak yem fabrikasının temelini attıklarını söyledi.

"300 günde bitecek "

Bakan Pakdemirli, yem fabrikasının 10 milyon dolarlık bir yatırım olduğunu ifade ederek, "Fabrika 300 gün içinde tamamlanacak. Bu fabrika 300 gün içinde tamamlanacak. Bu ve bunun gibi yeni yatırımların Tarım Kredi Kooperatifleri tarafından yeni dönemde daha hızlı şekilde yapılacağını göreceğiz." diye konuştu.

İzmir'e ve Tire'ye yapılan hizmetlerin devam edeceğini vurgulayan Bakan Pakdemirli, Tire'de yaptıkları yer altı suyu besleme sistemine 11 Şubat'tan bu yana su verildiğini kaydetti.

Tire'de tarıma dayalı ihtisas büyükbaş süt organize sanayi bölgesi kuracaklarını, bu bölgede 40 bin büyükbaş süt hayvanı besleyeceklerini ifade eden Bakan Pakdemirli, bunun yanında süt soğutma ve işleme tesisleri açacaklarını vurguladı.

250 bin ton üretim kapasiteli fabrika

Türkiye Tarım Kredi Kooperatifleri Genel Müdürü Dr. Fahrettin Poyraz ise törende yaptığı konuşmada yeni yatırımlar yapmaya devam ettiklerini söyledi. Poyraz, “Şanlıurfa, İzmir, Trakya, Aksaray ve Erzurum’da yeni fabrikalar kuracağız. Bugün Tire Yatırım Programımı dahilinde Karma Hayvan Yemi Üretim Tesisimizin temelini atıyoruz. Temelini atmakta olduğumuz Büyükbaş ve Küçükbaş Karma Hayvan Yemi Üretim Tesisimiz 10 milyon dolar yatırım bedeli ile 40 ton/saat, 250.000 ton/yıl karma hayvan yemi üretim kapasitesine,  10 ton/saat , 72.000 ton/yıl arpa-misir flake ve müsli yem üretim hattına, 50 ton/saat kapasiteli mısır kurutma hattına,  10 ton/saat kapasiteli ekspander hattına sahip olacak” diye konuştu.

Ödemiş’e Yem Katkı Malzemeleri Tesisi  

Tire’deki programın ardından Bakan Pakdemirli, Tarım Kredi Yem’in Ödemiş OSB’de 70 dönüm alan üzerine kuracağı ‘Yem Katkı Malzemeleri Tesisi’nin temel atma törenine katıldı.

Törende konuşan Bakan Pakdemirli, "Tarımsal ürünlerin işlenmesi, bu tarz sanayi bölgeleri son derece önemli. Sanayi bölgelerinde hayvanlar otlamamalı, fabrika bacaları tütmeli. Bu yatırımı da çok anlamlı kabul ediyorum. 180 milyon liralık devasa bir yatırım. 750 kişiye de iş imkânı sağlayacak. Ödemiş'e tesisimiz hayırlı uğurlu olsun." şeklinde konuştu.

"Ödemiş’e 17 yılda 500 milyon lira hibe”

"Ödemiş'e son 17 yılda 500 milyon tarımsal hibe vermişiz Ödemiş de bize ülkesine üç misli tarımsal hasılasını artırmış. 2,5 milyar lira tarımsal hasılası var. Ben 81 ili dolaşıyorum, birçok ilimizin tarımsal hasılası Ödemiş'in yanından geçemiyor. Bu çok güzel. Bu yeterli mi; hayır. Her alanda Ödemiş birinciliğe layık" diyen Pakdemirli, Türkiye'nin ilk süs bitkileri tarımsal ihtisas organize sanayi bölgesini Ödemiş'in Bozcayaka Mahallesi'nde hayata geçireceklerini açıkladı. Süs bitkileri organize sanayi bölgesinde kurulacak 60 serada 2000 kişinin istihdam edileceğini belirten Pakdemirli, orman köylüsünün de destekleneceğini sözlerine ekledi.

“İthalatın önüne geçecek”

Türkiye’nin, buzağı mamasında ithalatçı durumda olduğunu belirten Tarım Kredi Kooperatifleri Genel Müdürü Dr. Fahrettin Poyraz, “Bugün temelini attığımız Buzağı Maması Tesisi hizmete açıldığında yıllık 5 bin ton üretim kapasitesine sahip olacak. Böylece ithalatın önüne geçeceğimiz gibi ihracat imkanına da kavuşacağız. Bunun ekonomik getirisi yanında buzağı sağlığı ve gelişimi ile hayvan varlığımızın artırılması gibi konularda da önemli bir katkı sağlayacak. Temelini atmakta olduğumuz Yem Katkı Tesisimiz 15 milyon TL yatırım bedeli ile yıllık yaklaşık 5 bin ton üretim kapasitesine, 15 milyon TL yatırım bedelli Buzağı Maması Tesisi ise yıllık yaklaşık 5 bin ton üretim kapasitesine, 110 milyon TL yatırım bedelli Süt Fabrikamız yıllık yaklaşık 400 ton/gün üretim kapasitesine, 40 milyon TL yatırım bedelli Süt Tozu Fabrikamız ise yıllık yaklaşık 200 ton/gün üretim kapasitesine sahip olacak” dedi.

“Yanlış uygulamalar zarar veriyor”

Hayvan beslemede vitaminlerin, minerallerin, enzimler ve benzeri katkılar büyük önem taşıdığını söyleyen PoyrazBurada dikkatli olunması gereken husus, doğru katkıların kullanılması, hayvanın türüne, cinsine, yaşına, verim seviyesine göre ideal katkı karışımının ve miktarının hayvanın ihtiyacı kadar verilebilmesi. Herşey de olduğu gibi katkıların noksanlığı ya da fazlalığı da hayvanlarımıza zarar verecektir.  Bu tesisimizde Ar-Ge departmanımızın geliştirdiği formülasyonlarla her hayvan türüne özel karışımlar hazırlanarak gerek üretmiş olduğumuz yemlerde gerekse çiftçilerimizin hayvanlarına doğrudan verilerek kullanımı sağlanacak. Çoğu sektörde olduğu gibi katkı sektöründe de ticari kaygılar bazen öne geçerek hayvanlara ihtiyaçtan fazla hatta hiç ihtiyacı olmayan katkılar yedirilmesine sebep olmakta. Sadece bu tür uygulamalar bile hem hayvan sağlığını tehlikeye atmakta hem de aşırı kullanım nedeni ile milli ekonomimize zarar vermekte” ifadelerini kullandı.

 

“180 milyon TL yatırım”

Tarım Kredi Yem Genel Müdürü Hasan Fehmi Kinay ise, Ödemiş’te yeni nesil bir tesisin kurulacağını belirterek, tesiste hazırlanacak buzağı yemlerin de süt de kullanacaklarını böylelikle bölgedeki üreticinin sütünü de değerlendireceklerini ifade etti. Kinay, tesisin 180 milyon liraya mal olacağını belirtti.

Ödemiş OSB Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Badem de, bir zamanlar ineklerin otladığı, uzun zaman harekete geçmeyi bekleyen Ödemiş OSB’de şimdi fabrikaların yükselmeye başladığını vurguladı. Badem, 2014 yılında verdikleri sözlerden biri olan Ödemiş OSB’yi canlandırma sözünü de tuttuklarını hatırlattı.

Konuşmaların ardından Bakan Pakdemirli protokol üyeleriyle birlikte fabrika temeli için birlikte butona bastı.

GÜBRETAŞ, ülkemizde üretim alanı genişletilmesine izin verilmesiyle gündeme gelen ıslah edilmiş endüstriyel kenevir bitkisi için özel bir taban gübresi geliştirdi.

GÜBRETAŞ tarafından geliştirilen ve ülkemizin önemli yeraltı zenginliklerinden Bor elementi de içeren gübre, kenevir tarımında ihtiyaç duyulan bitki besin elementlerini doğru oranda karşılayarak yüksek verim artışı sağlıyor. Islah edilmiş kenevir bitkisinin lif veya tohumu, ilaç sanayiinden kâğıda, tekstilden inşaata kadar birçok sektörde önemli yere sahip olmasına rağmen son yıllarda ülkemizdeki üretimi oldukça azalmıştı. Eylül 2016’da yayınlanan yönetmelikle 19 ilde kontrollü şekilde izin verilen kenevir yetiştiriciliğinin önümüzdeki yıllarda tekrar artması ve diğer sanayi sektörlerine girdi olarak katkı sağlaması bekleniyor.

Tarım sektöründe öncülük ettiği Ar-Ge çalışmalarıyla da adından söz ettiren GÜBRETAŞ, 2006’dan beri yürüttüğü Türkiye Toprak Verimliliği Haritası Projesi’nde elde ettiği verilere göre “bitkiye ve bölgeye özel” gübre çeşitleri geliştirerek tarımda verimlilik artışına katkı sağlamaya devam ediyor. Bilinçli tarımsal üretimi yaygınlaştırmak için gerçekleştirdiği çiftçi eğitim toplantıları, tarımsal danışmanlık hizmetleri ve model üretim alanlarıyla tarımda verimlilik ve kalitenin yükseltilmesi için çalışan GÜBRETAŞ, bunların yanı sıra sektöre öncülük eden yenilikçi ürünler geliştirmeyi sürdürüyor.

Kenevire özel gübre: K-Expert

GÜBRETAŞ, 19 ilde üretiminin yaygınlaştırılmasına ruhsat verilen endüstriyel kenevir tarımında dengeli besleme sağlayacak formül için bir süredir yaptığı Ar-Ge çalışmalarını tamamlayarak, birim alandan en yüksek verim sağlayan özel bir gübreyi daha sektöre kazandırdı. Kenevir bitkisinin besin maddesi ihtiyaçları ve Türkiye topraklarının bitki besin maddesi varlığı dikkate alınarak geliştirilen taban gübresi, 12.16.12+12(SO3)+0,2 B formülasyonuna sahip. GÜBRETAŞ’ın endüstriyel kenevir yetiştiriciliği için geliştirdiği bu özel taban gübresi, K-Expert markasıyla pazara sunulacak.

“Milli kaynakların kullanımı için önemli”

Konuyla ilgili bir değerlendirme yapan GÜBRETAŞ Genel Müdürü İbrahim Yumaklı, tarım alanında yüksek verim artışı sağlayan bitkiye ve bölgeye özel gübrelerle katma değer üretmeye devam ettiklerini belirterek, “Sahadaki uzman ziraat mühendislerimiz ile deneyimli Ar-Ge ekibimizin ortak çabaları sonucu ortaya çıkan, endüstriyel kenevir tarımına uygun özel gübreyle, tarımsal üretimin farklı sanayi sektörlerine katkısı için Türkiye’nin milli kaynaklarının kullanılması açısından önemli bir adım atmış olmaktayız” dedi.

Geliştirdikleri bu özel gübreyle lif ve tohum amaçlı ıslah edilmiş kenevir yetiştiriciliğinde maksimum verim ve kalite sağlanacağını belirten Yumaklı, “Kenevir, dengeli besleme ile yüksek verim ve üstün kaliteli ürün hasadına imkân veren bir bitkidir. Ekibimizin yaptığı araştırmaya göre klasik gübrelerle yapılan beslemede, yüksek tohum verimi ve kaliteli lif üretimi için bitkinin tükettiği potasyumun tamamen göz ardı edildiği anlaşılmaktadır. Kenevir bitkisinin sağlıklı gelişimi için gerekli besin maddelerini dengeli olarak bünyesinde bulunduran yeni ürünümüz ise azot, fosfor, potasyum ve kükürtün yanı sıra ülkemizin önemli yeraltı zenginliklerinden bor da içermektedir. Bu özel ürünümüz dengeli deseni ile kenevir dışında pek çok bitki için de önerilebilecek bir başlangıç gübresidir” diye konuştu.

Sadece yeni bir ürün geliştirmekle kalmadıklarını ve bunun bilinçli tarımla yaygınlaşması için de çalıştıklarını vurgulayan Genel Müdür Yumaklı, “Ayrıca GÜBRETAŞ uzman ziraat mühendisleri üreticilerin endüstriyel kenevir bitkisini dengeli bir şekilde beslemesi için besleme programı da oluşturdu. Verimlilik artışı sağlayacak bu bitki besleme programını eğitim toplantıları, mobil uygulamamız EGP (Etkili Gübreleme Programları) ve basılı dokümanlar aracılığıyla üreticilere anlatacağız” dedi.

Türkiye, ıslah edilmiş kenevir üretiminde 17. sırada

Islah edilmiş endüstriyel kenevirin lif veya tohumu ile ilaç, kağıtçılık, inşaat ve tekstil gibi farklı birçok sektörde hammadde olarak kullanılabilen önemli bir endüstriyel girdi olduğuna dikkat çeken İbrahim Yumaklı şunları söyledi:

“FAO verilerine göre Türkiye’nin 1960’lı yıllarda 200 bin dekar üzerinde olan kenevir ekim alanları, yıllar itibariyle azalmış ve TÜİK’in verilerine göre 2018 yılında ülkemizde kenevir tarımı sadece Samsun’un bir ilçesindeki 100 dekarlık alanda yapılmış. Yerli ve milli sanayi sektörüne katma değer sağlayabilecek böylesine önemli bir tarımsal bitkinin üretiminin tekrar artırılması önemli. Nitekim 2016 yılında Türkiye’nin 19 ilinde, ıslah edilmiş endüstriyel kenevirin kontrollü şekilde yetiştirmesiyle ilgili bir yönetmelik yayınlandı. Biz de sektörün ihtiyaçlarını göz önünde bulundurarak dünyadaki kenevir üretiminde 17. sırada bulunan Türkiye’nin bu alandaki verimliliğinin özel gübre kullanımıyla artırılmasını hedefliyoruz. Diğer tarımsal ürünlerde örnekleriyle ortaya koyduğumuz gibi kenevir tarımında da ülkemizde dekar başına 100-110 kg olan lif veriminin, dünya ortalaması olan 230 kg/dekar üzerine çıkarılmasına katkı vereceğiz.

Kenevir, tohumu ve lifi için yetiştirilmektedir. Ülkemizde kenevir bitkisinin kullanım alanlarının yaygınlaştırılması, kenevirin lif bitkisi özelliğinin daha verimli kullanımıyla alakalıdır. Özellikle kâğıt üretimindeki dışa bağımlılığı azaltmak ve istihdama katkı sağlamak amacıyla çok önemli bir hamledir. Kâğıt sektörünün tüm ihtiyaçları karşılanmakla birlikte diğer alanlarda da hammadde imkanıyla sanayi yatırımları gelecektir. Kenevirin üretim sonrası sanayisinin yaygın olmaması başlangıç için bir engeldir. Lif bitkilerinde pamuk dışındaki tüm türlerde sanayi yaygın değildir. Fakat bu tarımsal üründeki artış sonrasında, istihdam ve endüstriyel kalkınmada ciddi kazançlar olması beklenmektedir.

Bilinçli tarımsal üretim sayesinde ıslah edilmiş endüstriyel kenevirde tekrar üretim yaygınlığı ve verim artışı sağlandığında, bu bitkinin lif ve tohum formundaki çıktıları başta ilaç, kağıtçılık, inşaat ve tekstil sektörleri olmak üzere biyobozunur polimer, hayvan yemi ve altlığı, yağlar ve yakıt gibi kullanım alanlarına da sanayi hammaddesi olarak yerli üretim için önemli girdi sağlanacaktır.”

Bor elementi ile dikkat çekiyor

GÜBRETAŞ’ın yeni geliştirdiği kenevir gübresi, aynı zamanda “bor” elementi içermesiyle de dikkat çekiyor. Bor içeren gübre konusunda GÜBRETAŞ’ın oldukça derin bir tecrübeye sahip olduğunu belirten Genel Müdür İbrahim Yumaklı, “Bor içeren gübreler yeni bir icat gibi sunuluyor ama sektör lideri şirketimiz, yıllardır bor ürünü ve bor içeren gübrelerle tarım sektörüne katkı sağlamaktadır. Sıvı-toz gübre üretimine başladığımız 1994’ten bu yana klasik gübrelerin dışında özel ürünler de geliştirdik. Özellikle son 20 yılda damla sulama ve yapraktan kullanılan gübrelerimiz arasında toprağın ve bitkinin ihtiyacına göre bor içeren ürünler bulunmaktadır” dedi.

Kimyevi gübre üretiminde yerli girdilerin daha fazla kullanılmasına yönelik Ar-Ge çalışmalarını yıllardır sürdürdüklerini belirten Yumaklı, GÜBRETAŞ’ın bu hedef doğrultusunda ülkemizin önemli yeraltı zenginliklerinden bor elementini içeren bitki besleme ürünlerinin sayısını artırdığına dikkat çekti. İbrahim Yumaklı, “Bor içeren 10’dan fazla gübrenin yer aldığı ürün portföyümüze, kenevir gübresiyle bir yenisini ekledik. Türkiye’nin toprak yapısı ve bitkilerin besin maddesi ihtiyacını dikkate alarak gelişim döneminde bor elementine ihtiyaç duyan ayçiçeği, şeker pancarı ve fındık tarımı için geliştirdiğimiz ALTIN ÇİÇEK–S, SÜPER PANCAR–S, ÇOTANAK FERTİL ve SÜPER ÇOTANAK gibi bitkiye ve bölgeye özel taban gübreleri bor elementli olarak üretilmektedir. Bunların yanı sıra GÜBRETAŞ’ın ürün portföyündeki DERMİN, BOR, BOR-8, COMBİ, COMBİ PLUS ve MİCRO gibi bitkilerin damlama sulama ve yapraktan beslenmesinde kullanılan farklı oranlarda bor içeren ürünler de yer almaktadır” diye konuştu.

Tarımda bor kullanımıyla ilgili önemli bir noktaya da dikkat çeken Yumaklı, “Bor, bitki tarafından oldukça düşük dozda tüketilmektedir. Ancak etkileri tüketilen bu düşük miktara kıyasla oldukça önem taşımaktadır. Bor elementinin bitkiler üzerindeki etkisi çok ani ve keskin olabilmektedir. Noksanlık ve toksitite aralığı oldukça dar olan bor elementinin dikkatli kullanılması ve ihtiyacın üzerinde aşırı kullanımlardan hassasiyetle kaçınılması gerekmektedir” ifadelerini kullandı.

Sayfa 17 / 23
We use cookies to improve our website. By continuing to use this website, you are giving consent to cookies being used. More details…